Lübnan devletine ait Ulusal Haber Ajansı'nın (NNA) bildirdiğine göre, İsrail ordusu cumartesi günü Güney Lübnan'da bulunan Nabatiye ve Sur şehirlerine hava saldırıları düzenledi. Saldırılarda en az 28 kişi hayatını kaybederken, onlarca kişi yaralandı. Bu saldırılar, İsrail ile Hizbullah arasında varılan ateşkes anlaşmasının ve ABD-İran arasındaki dolaylı müzakerelerin sürdüğü bir dönemde gerçekleşti. Ateşkes ihlali, bölgede tansiyonun yeniden yükselmesine neden oldu.
Saldırıların Detayları ve Hedefler
İsrail savaş uçakları, sabah saatlerinde Nabatiye kent merkezi ve çevresindeki köyleri hedef aldı. NNA'ya göre, saldırılarda bir ambulans da vuruldu ve sağlık görevlileri hayatını kaybetti. Sur kentinde ise bir binanın tamamen yıkıldığı bildirildi. Ölenler arasında çok sayıda sivilin bulunduğu, yaralıların ise çevre hastanelere kaldırıldığı aktarıldı. Lübnan Sağlık Bakanlığı, can kaybının artabileceği uyarısında bulundu.
İsrail ordusundan yapılan açıklamada, saldırıların Hizbullah'a ait hedeflere yönelik olduğu ve örgütün ateşkes ihlali yaparak güneyde yeniden konuşlanmaya çalıştığı iddia edildi. Ancak Lübnanlı yetkililer, saldırıların yerleşim yerlerini ve sivil altyapıyı hedef aldığını belirterek bu iddiaları reddetti.
Bölgesel ve Küresel Tepkiler
Saldırılar, uluslararası toplumdan geniş çaplı kınama aldı. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, ateşkesin korunması çağrısında bulunarak taraflara itidal tavsiye etti. ABD Dışişleri Bakanlığı, durumu yakından izlediklerini ve ateşkesin sürdürülmesi için her iki tarafı da diyaloğa teşvik ettiğini duyurdu. Fransa, Almanya ve İngiltere gibi Avrupa ülkeleri de saldırıları kınayarak Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu kurulması çağrısında bulundu. İran ise İsrail'i bölgesel istikrarı tehdit etmekle suçladı.
Hizbullah, saldırılara misilleme yapacağını açıklarken, Lübnan Başbakanı Necib Mikati, uluslararası topluma ateşkesi güvence altına alması için çağrı yaptı. Arap Birliği de acil toplanma kararı aldı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Lübnan ve Suriye sınırında istikrarın sağlanmasına yönelik hassasiyetini artırmaktadır. Ateşkesin ihlali, bölgeye yeni bir göç dalgası yaratabilir ve Türkiye'nin güney sınırında güvenlik risklerini yükseltebilir. Türkiye, bölgesel çatışmaların barışçıl çözümü için diplomatik girişimlerini sürdürmekte olup, bu tür gelişmelerde arabuluculuk rolü üstlenebilir. Ayrıca, İsrail ile Lübnan arasındaki gerilim, Doğu Akdeniz'deki enerji kaynaklarının paylaşımını da etkileyebileceğinden, Türkiye'nin deniz yetki alanları ve enerji politikaları açısından yakından takip edilmesi gereken bir konudur.