İran, İsrail'in Lübnan'daki Hizbullah hedeflerine yönelik son saldırılarına misilleme olarak stratejik Hürmüz Boğazı'nı yeniden uluslararası deniz trafiğine kapattı. Basra Körfezi'ni Umman Denizi'ne bağlayan ve dünya petrol ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği bu kritik su yolu, Tahran yönetiminin aldığı kararla askeri gemiler dışındaki tüm ticari gemilere kapatıldı. İran Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri'nden yapılan açıklamada, kararın 'bölgesel güvenlik tehditlerine' karşı alındığı belirtilirken, fiilen uygulamanın İsrail saldırılarının başlamasından saatler sonra yürürlüğe girdiği bildirildi.
Hürmüz Boğazı'nın stratejik önemi ve kapanma gerekçeleri
Hürmüz Boğazı, İran'ın güney kıyıları ile Umman arasında yer alan ve genişliği en dar noktasında 33 kilometreye düşen bir su geçididir. Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre, 2023 yılında günde yaklaşık 17 milyon varil petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz buradan taşındı. Boğazın kapanması, Suudi Arabistan, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri, Irak ve Katar gibi büyük petrol üreticilerinin ihracatını doğrudan etkiliyor. İran, daha önce de 2019'da ve 2021'de benzer nedenlerle boğazı kısmen kapatmıştı. Bu kez gerekçe olarak İsrail'in Beyrut'un güney banliyöleri ve Bekaa Vadisi'ndeki Hizbullah hedeflerine düzenlediği hava saldırıları gösteriliyor.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasser Kanaani, yaptığı yazılı açıklamada, 'İsrail rejiminin Lübnan'daki saldırgan eylemlerine karşı kayıtsız kalamayacağız. Bölgesel istikrarı tehdit eden bu saldırılar, İran'ın meşru müdafaa hakkını kullanmasını zorunlu kılmıştır' ifadelerini kullandı. İran ayrıca boğazın yeniden açılmasının İsrail'in saldırılarını durdurmasına ve Lübnan'daki çatışmaların sona ermesine bağlı olduğunu duyurdu.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Hürmüz Boğazı'nın kapanması, küresel petrol fiyatlarında anında yükselişe neden oldu. Brent ham petrol varil fiyatı yüzde 4,5 artarak 92 dolar seviyesine çıktı. ABD Enerji Bakanlığı, stratejik petrol rezervlerini kullanmayı değerlendirdiklerini açıklarken, Suudi Arabistan ve BAE, alternatif ihracat yolları arayışına girdi. Uzmanlar, boğazın uzun süreli kapanmasının küresel bir enerji krizine yol açabileceği uyarısında bulundu.
Bölgesel düzeyde ise İran'ın bu hamlesi, İsrail-Hizbullah çatışmasının genişleme riskini artırıyor. ABD, İran'a yaptırım tehdidinde bulunurken, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi acil toplantı kararı aldı. Çin ve Rusya ise taraflara itidal çağrısı yaptı. Umman, boğazın açık tutulması için arabuluculuk teklif ederken, Katar da diplomatik girişimlerini hızlandırdı. Bu gelişme, aynı zamanda Yemen'deki Husilerin Kızıldeniz'de ticari gemilere yönelik saldırılarıyla birleşince, bölgedeki deniz güvenliği alarm veriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ihtiyacının büyük bölümünü ithal eden bir ülke olarak Hürmüz Boğazı'nın kapanmasından doğrudan etkilenecektir. Petrol fiyatlarındaki artış, Türkiye'nin cari açığını ve enflasyonunu olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Doğu Akdeniz'deki enerji arama faaliyetleri ve Libya'daki varlığı nedeniyle Türkiye, bölgesel bir krizin genişlemesini istememektedir. Ankara'nın, hem İran hem de İsrail ile dengeli ilişkiler yürütmeye çalışırken, bir yandan da enerji arz güvenliği için alternatif koridorlar geliştirme çabalarını hızlandırması bekleniyor. Bu durum, Türkiye'nin Rusya ve Azerbaycan ile enerji işbirliğini daha da önemli kılmaktadır.