İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, işgal altındaki Batı Şeria'da süregelen saldırılar kapsamında bölgedeki askeri birliklere takviye yapılması ve alarm seviyesinin yükseltilmesi emrini verdi. İsrail ordusundan yapılan açıklamada, Filistin topraklarındaki mevcut durumun ardından ek birliklerin konuşlandırıldığı belirtildi. Bu gelişme, İsrail güçlerinin El-Bireh kenti yakınlarındaki yasa dışı yerleşim birimi çevresinde Filistinlilere ait araziye el koymasının hemen ardından geldi.
Gelişmenin arka planı
İsrail ordusu, işgal altındaki Batı Şeria'da son haftalarda artan bir baskı operasyonu yürütüyor. Genelkurmay Başkanı Zamir'in talimatıyla, özellikle Ramallah ve El-Bireh bölgelerinde güvenlik önlemlerinin artırıldığı bildiriliyor. Ordunun yaptığı yazılı açıklamada, "Bölgedeki durumu değerlendiren Genelkurmay Başkanı, ek kuvvetlerin sevk edilmesi ve hazırlık seviyesinin yükseltilmesi talimatını verdi" ifadelerine yer verildi.
İsrail askerlerinin El-Bireh kenti yakınındaki yasa dışı yerleşim birimi çevresinde Filistinlilere ait tarım arazilerine el koyduğu ve bu alanları yerleşim yerlerinin genişletilmesi için tahsis etmeye başladığı öne sürülüyor. Filistinli yetkililer, bu tür el koyma işlemlerinin uluslararası hukukun açık ihlali olduğunu vurguluyor. BM verilerine göre, yalnızca bu yılın başından bu yana Batı Şeria'da yüzlerce dönüm araziye el konuldu.
Bölgedeki gözlemciler, İsrail'in bu hamlesinin, Gazze'deki çatışmaların ardından Batı Şeria'da kontrolü sağlama çabası olarak okunabileceğini belirtiyor. İsrail güçleri, son aylarda özellikle Filistinli militan gruplara yönelik tutuklama operasyonlarında artışa gitmiş, çok sayıda Filistinli gözaltına alınmıştı.
Bölgesel ve küresel boyut
Batı Şeria'daki bu gelişmeler, bölgede tansiyonun yükseldiği bir dönemde yaşanıyor. İsrail'in yerleşim politikaları ve arazi kamulaştırmaları, uluslararası toplumun tepkisini çekiyor. ABD yönetimi, kamuoyu önünde İsrail'in meşru müdafaa hakkını desteklerken, Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler, yerleşim faaliyetlerinin uluslararası hukuka aykırı olduğunu yineleyerek, tarafları itidale çağırıyor.
Filistin tarafı ise, İsrail'in bu eylemlerinin iki devletli çözümü baltaladığını savunuyor. Filistin Başmüzakerecisi Saeb Erekat'ın halefi olan ve son dönemde öne çıkan isimlerden Hüseyin eş-Şeyh, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "İsrail'in arazi gaspı ve askeri yığınak yapması, savaş suçudur ve barış sürecine onarılamaz zarar vermektedir" dedi.
Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (UCM) daha önce başlattığı soruşturma kapsamında, İsrail'in Batı Şeria'daki yerleşim faaliyetlerini de incelemesi bekleniyor. İsrail ise UCM'nin yetkisini tanımadığını ve bu soruşturmanın siyasi saiklerle yürütüldüğünü ileri sürüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail'in Batı Şeria'da askeri varlığını artırması, Türkiye'nin Filistin davasına verdiği desteği yakından ilgilendiren bir gelişmedir. Türkiye, uluslararası platformlarda Filistin devletinin tanınması ve İsrail'in uluslararası hukuku ihlal eden politikalarının kınanması yönündeki tutumunu sürdürmektedir. Bu artış, Ankara'nın bölgede istikrarın sağlanması ve Filistinlilerin meşru haklarının korunması yönündeki çağrılarını güçlendirebilir. Ayrıca, Türkiye'nin İsrail ile olan ekonomik ve diplomatik ilişkilerinde, insan hakları ihlallerine yönelik hassasiyeti ön plana çıkarabilir. Bölgesel güç dengeleri açısından, tansiyonun yükselmesi Türkiye'nin arabuluculuk rollerini de etkileyebilir.