İsrail ve Lübnan merkezli Hizbullah örgütü Cuma günü bir ateşkes anlaşmasına vardı. ABD'li bir yetkilinin duyurduğu bu gelişme, iki taraf arasında Lübnan'da yaşanan ölümcül çatışmaların, yalnızca iki gün önce imzalanan Orta Doğu savaşını sona erdirme anlaşmasını zora sokmasının ardından geldi. Ateşkes, bölgede tırmanan gerilimi düşürmeyi ve sivil kayıpları önlemeyi hedefliyor.
Gelişmenin arka planı
İsrail ile Hizbullah arasındaki çatışmalar, son haftalarda yoğunlaşmış ve her iki taraftan da çok sayıda can kaybına yol açmıştı. Özellikle Lübnan'ın güneyinde yaşanan çatışmalar, sivillerin de hedef alınmasıyla uluslararası toplumun tepkisini çekmişti. Ateşkes anlaşması, ABD ve Birleşmiş Milletler'in arabuluculuğunda gerçekleştirilen gizli görüşmeler sonucunda ortaya çıktı. Anlaşma kapsamında tarafların sivilleri hedef almaktan kaçınması ve askeri faaliyetlerini sınırlandırması öngörülüyor.
Ancak ateşkesin kalıcılığı konusunda endişeler var. Zira daha önce imzalanan anlaşma, tarafların birbirlerine yönelik saldırılarını durdurmayı amaçlıyordu ancak uygulamada başarısız olmuştu. Bu kez anlaşmanın izlenmesi için uluslararası bir mekanizma kurulması planlanıyor. BM Lübnan Geçici Görev Gücü'nün (UNIFIL) bu süreçte kilit rol oynaması bekleniyor.
Bölgesel ve küresel boyut
İsrail-Hizbullah çatışması, öteden beri bölgesel dengeleri etkileyen bir unsur olmuştur. İran'ın desteklediği Hizbullah, Lübnan'da siyasi ve askeri açıdan güçlü bir aktör. Ateşkesin sağlanması, İran ile ABD arasındaki gerilimi de etkileyebilir. Zira İran'ın nükleer programı ve bölgesel faaliyetleri konusunda ABD ile yürüttüğü müzakereler zaten hassas bir dönemden geçiyor. Ateşkes, İran'ın bölgedeki nüfuzunu sınırlamak isteyen ABD açısından bir kazanım olarak görülebilir. Ancak İran'ın, Hizbullah üzerindeki etkisini sürdürmesi ve ateşkesi kendi çıkarları doğrultusunda kullanması da olasılıklar arasında.
Öte yandan, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri de gelişmeleri yakından takip ediyor. Bu ülkeler, İran'ın bölgesel yayılmacılığına karşı endişeli ve ateşkesin kalıcı olmasını istiyor. Avrupa Birliği ise insani yardımların bölgeye ulaştırılması ve sivillerin korunması için ateşkesi memnuniyetle karşıladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İsrail-Hizbullah çatışmasının sona ermesini bölgesel istikrar açısından olumlu karşılamaktadır. Türkiye'nin Lübnan ve Filistin meselesine duyduğu yakın ilgi, bu ateşkesin kalıcı olmasını gerektirmektedir. Ateşkes, Doğu Akdeniz'deki enerji kaynaklarının paylaşımı ve güvenlik işbirliği gibi konularda Türkiye'nin elini güçlendirebilir. Ayrıca, İran'ın bölgedeki rolünü sınırlamak isteyen Türkiye, ABD ile bu konuda paralel çıkarlara sahiptir. Ancak Türkiye, Hizbullah'ın meşru bir siyasi aktör olarak tanınmasına sıcak bakmamakta, örgütün silahlı kanadının faaliyetlerinin son bulmasını beklemektedir.