İsrail Genelkurmay Başkanı Korgeneral Herzi Halevi, Lübnan'ın güney sınırına yaptığı ziyarette Hizbullah'a yönelik operasyonların kararlılıkla sürdürüleceğini açıkladı. Halevi, İsrail ordusunun Hizbullah'ın askeri kabiliyetlerine yönelik kampanyayı hızlandıracağını ve gerektiğinde 'kesin adımlar' atılacağını belirtti. Bu açıklama, İsrail'in kuzey sınırında Hizbullah ile yaşanan çatışmaların tırmandığı bir dönemde geldi. Halevi, 'Tehditleri bertaraf etmek için tüm seçenekler masada' diyerek İsrail'in askeri hazırlığının arttığını vurguladı.
Gelişmenin Arka Planı
İsrail Genelkurmay Başkanı'nın ziyareti, İsrail'in kuzey sınırında Hizbullah ile yaşanan gerginliğin zirve yaptığı bir anda gerçekleşti. Hizbullah, 7 Ekim 2023'te başlayan savaşın ardından İsrail'e yönelik saldırılarını artırmıştı. İsrail ordusu da Lübnan'ın güneyindeki Hizbullah mevzilerine karşılık olarak hava saldırıları düzenliyor. Son haftalarda çatışmalar yoğunlaşırken, İsrail sınır bölgesindeki askeri varlığını takviye etti. Halevi, Lübnan sınırındaki askeri birlikleri denetleyerek 'Hizbullah'ın her türlü saldırısına hazırlıklıyız' mesajı verdi. Analistlere göre, bu ziyaret İsrail'in Hizbullah'ı caydırmak için kapsamlı bir askeri strateji hazırladığının işareti.
Bölgedeki durum değerlendirildiğinde, İsrail'in Hizbullah' İran'ın bölgedeki en önemli müttefiki olarak görüyor ve bu tehdidi yok etmek için her yolu kullanabileceği konuşuluyor. Hizbullah lideri Hasan Nasrallah, İsrail'e karşı savaşın yeni bir aşamaya girdiğini belirtmişti. Bu açıklamalar, taraflar arasında daha geniş çaplı bir çatışma riskini artırıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Gelişme, sadece İsrail-Lübnan sınırını değil, tüm Ortadoğu'yu ilgilendiriyor. Hizbullah, İran'ın desteklediği güçlü bir örgüt olarak bölgedeki nüfuzunu koruyor. İsrail'in Hizbullah'a yönelik sert tehditleri, İran ile İsrail arasında doğrudan bir çatışma riskini de beraberinde getiriyor. ABD, İsrail'in yanında yer alırken, Fransa ve diğer Avrupa ülkeleri tarafları sükunete davet ediyor. Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Gücü (UNIFIL) bölgedeki gerilimin azaltılması için temaslarını sürdürüyor. Ancak taraflar arasındaki düşmanlık derinleşmiş durumda. Öte yandan, Gazze'de devam eden savaş, Lübnan sınırını da etkiliyor; İsrail, iki cephede birden mücadele etmek zorunda kalıyor. Bölge ülkeleri, çatışmanın kontrolden çıkmasından endişe ediyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri de gerilimin düşürülmesi için diplomatik çabaları destekliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail-Hizbullah gerilimi, Türkiye'nin güvenliğini yakından ilgilendiriyor. Türkiye, Lübnan ve Filistin ile tarihsel bağları bulunan bir ülke olarak, bölgede istikrarın korunmasını arzuluyor. Olası büyük bir çatışma, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki enerji çıkarlarını ve deniz yetki alanlarını da etkileyebilir. Türkiye, İsrail ile normalleşme sürecine rağmen, Filistin davasına verdiği desteği sürdürüyor. Hizbullah'ın saldırıları ve İsrail'in karşılıkları, bölgedeki insani krizi derinleştirirken, Türkiye'nin arabuluculuk rolünü zorlaştırabilir. Ankara, tarafları itidal çağrısı yapmaya ve diyaloğa teşvik etmeye devam ediyor. Bu gelişme, Türkiye'nin Ortadoğu'da aktif diplomasi yürütmesinin önemini bir kez daha ortaya koyuyor.