İsrail ordusunun, Gazze Şeridi içinde "sarı hat" olarak adlandırılan sınır çizgisinin yüzlerce metre ötesine geçen bir toprak bariyer inşa ettiği ortaya çıktı. İsrail'in önde gelen gazetelerinden Haaretz'in Çarşamba günü yayımladığı habere göre, inşaat çalışmaları en az iki farklı noktada devam ediyor. Sarı hat, İsrail'in 2005'teki tek taraflı çekilmesinin ardından belirlenen ve İsrail askerlerinin geri çekilmesi gereken sınırı ifade ediyor. Ancak bu yeni bariyer, mevcut ateşkes anlaşmalarını ihlal ediyor ve bölgede yeni bir gerginlik dalgasına yol açabilir.
Bariyerin ayrıntıları ve ateşkes ihlali
Haaretz'in İsrail askeri kaynaklarına dayandırdığı habere göre, bariyerin inşası Gazze'nin kuzeyindeki Beyt Hanun ve güneyindeki Han Yunus bölgelerinde yoğunlaşıyor. İsrail ordusu, bu yapıyı "operasyonel ihtiyaçlar" çerçevesinde güvenlik amacıyla inşa ettiğini savunuyor. Ancak Filistinli kaynaklar, bu hamlenin 2021'deki ateşkes anlaşmasının ruhuna aykırı olduğunu belirtiyor. Ateşkes anlaşması, tarafların belirlenen sınırların ötesine geçmemesini öngörüyor. Öte yandan İsrail ordusundan resmi bir açıklama gelmezken, güvenlik kaynakları bariyerin "geçici" olduğunu ve belirli bir tehdit karşısında inşa edildiğini öne sürüyor.
Bölgesel ve küresel yankılar
İsrail'in bu hamlesi, Filistin yönetimi ve Hamas tarafından sert bir dille kınandı. Filistin Dışişleri Bakanlığı, İsrail'i uluslararası hukuku ihlal etmekle suçlarken, Hamas sözcüsü bariyerin "işgalin genişlemesi" anlamına geldiğini söyledi. Birleşmiş Milletler ise bu gelişmenin ateşkesi tehlikeye atabileceği uyarısında bulundu. Bölgedeki gerilim, İsrail-Filistin çatışmasının yanı sıra bölgesel dengeleri de etkileyebilir. Mısır ve Katar'ın arabuluculuk çabaları, bu tür tek taraflı adımlar nedeniyle zorlaşabilir. Özellikle İsrail'deki siyasi istikrarsızlık ve sağcı hükümetin politikaları, bölgede yeni bir çatışma riskini artırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasına verdiği destek ve özellikle Gazze'deki insani krize karşı duyarlılığıyla biliniyor. İsrail'in bu hamlesi, Ankara'nın Doğu Akdeniz'deki dengesini yeniden gözden geçirmesine neden olabilir. Türk yetkililer, İsrail'in bu adımını "provokasyon" olarak nitelendirerek BM'de girişimlerde bulunabilir. Ayrıca, Mısır ve Katar ile olan diplomatik temaslar, bu süreçte Türkiye'nin arabuluculuk rolünü güçlendirebilir. Bölgesel istikrarın bozulması, Türkiye'nin enerji projeleri ve mülteci krizine yansıyabilir.