İsrail, Filistin Merkez Seçim Komisyonu (PCEC) yetkililerinin Gazze Şeridi ve işgal altındaki Doğu Kudüs'e girişine izin vermedi. Filistinli bir kaynak, Salı günü yaptığı açıklamada, 22 Ekim'de yapılması planlanan milletvekili seçimlerinin hazırlıkları kapsamında komisyon üyelerinin bu bölgelere girişinin engellendiğini belirtti. Filistin resmi haber ajansı Wafa, ismini açıklamadığı bir yetkiliye dayandırdığı haberinde, İsrail'in kararının seçim sürecini ciddi şekilde tehlikeye attığını duyurdu.
Seçim Hazırlıkları ve İsrail Engeli
Filistin Merkez Seçim Komisyonu, 2006'dan bu yana yapılacak ilk milletvekili seçimleri için hazırlıklara başlamıştı. Seçimlerin 22 Ekim'de yapılması öngörülüyordu. Ancak İsrail'in, komisyon yetkililerinin Gazze'ye ve Doğu Kudüs'e girişini engellemesi, seçim çalışmalarını fiilen durdurdu. PCEC, seçim merkezlerinin kurulması, seçmen kayıtlarının güncellenmesi ve adaylık başvurularının alınması gibi işlemler için bu bölgelerde fiziksel olarak bulunmak zorunda. Doğu Kudüs'te yaşayan Filistinliler için oy kullanma süreci ayrıca hassas bir konu; zira İsrail, bu bölgede Filistin yönetiminin herhangi bir resmi faaliyetini kendi egemenliğine aykırı görüyor.
Filistin Yönetimi, konuyu uluslararası topluma taşıma hazırlığında. Wafa'nın haberine göre, Filistinli yetkililer İsrail'in bu tutumunu 'seçimlere doğrudan müdahale' olarak nitelendiriyor ve BM, AB ve Arap Birliği'ne başvuruda bulunmayı planlıyor. İsrail tarafından henüz resmi bir açıklama gelmedi; ancak İsrail makamları geçmişte de Filistin seçimlerine yönelik benzer kısıtlamalar uygulamıştı. 2006 seçimlerinde Doğu Kudüs'te oy kullanma işlemi, İsrail'in izniyle sınırlı sayıda sandıkta gerçekleştirilmişti.
Bölgesel ve Uluslararası Boyut
Filistin'de seçimlerin yapılması, Filistin iç siyasetindeki bölünmüşlüğü sona erdirmek açısından kritik bir adım olarak görülüyor. Fetih ve Hamas arasındaki anlaşmazlık nedeniyle 2006'dan bu yana genel seçim yapılamadı. Son dönemde Mısır ve Katar'ın arabuluculuğuyla yürütülen uzlaşı çabaları, seçimlerin kapısını aralamıştı. Ancak İsrail'in bu hamlesi, süreci rayından çıkarabilir. Uluslararası toplum, Filistin'de demokratik bir seçim sürecinin işlemesini destekliyor; AB ve BM, İsrail'e seçim komisyonuna izin verilmesi çağrısı yapabilir. Öte yandan, İsrail'in bu adımı, yeni ABD yönetiminin Ortadoğu politikası açısından da test niteliğinde. Biden yönetimi, Filistin seçimlerine verdiği desteği açıklamıştı; İsrail'in engeli, Washington ile Tel Aviv arasında gerilim yaratabilir.
Bölgesel dengeler açısından, Gazze'de seçim hazırlıklarının durması, Hamas'ın meşruiyetini ve bölgedeki etkisini de etkileyecek. Hamas, seçimlere katılma konusunda istekli görünüyordu; ancak İsrail'in engeli, Hamas'ı mağdur eden bir söylem geliştirmesine olanak tanıyabilir. Ayrıca, Doğu Kudüs'teki Filistinlilerin oy kullanamaması, Filistin kamuoyunda İsrail'e karşı öfkeyi artırabilir ve yeni bir intifada riskini gündeme getirebilir. İsrail'in bu kararı, aynı zamanda Kudüs'ün statüsüne ilişkin uluslararası hukuku da ihlal ediyor; zira Doğu Kudüs, uluslararası hukuka göre işgal altındaki toprak olarak kabul ediliyor ve burada Filistin seçimlerinin yapılması, Filistin'in egemenlik iddiasının bir parçası.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasını uzun yıllardır destekliyor ve Doğu Kudüs'ün Filistin'in başkenti olması gerektiğini savunuyor. İsrail'in seçim komisyonuna yönelik engeli, Türkiye'nin bölgedeki barış ve istikrar çabalarına darbe vuruyor. Türkiye, Filistin'de demokratik seçimlerin yapılmasını ve Filistin halkının iradesinin sandığa yansımasını istiyor. Bu gelişme, Türkiye'nin İsrail ile yürüttüğü normalleşme sürecinde de bir sınav olabilir; Ankara, Kudüs'teki Filistinlilerin haklarının korunması konusunda hassasiyetini sürdürüyor. Ayrıca, Gazze'ye insani yardımlar ve bölgedeki istikrar, Türkiye'nin güvenlik çıkarları açısından da önem taşıyor. İsrail'in bu tutumu, Türkiye'nin uluslararası platformlarda Filistin lehine daha aktif bir diplomasi izlemesine yol açabilir.