Avrupa Parlamentosu (AP) Kültür ve Eğitim Komitesi (CULT) Başkanı ve Dış İlişkiler Komitesi üyesi Nela Riehl, Sudan'daki savaş mağdurlarına yönelik insani yardımların acilen artırılması gerektiğini söyledi. Riehl, insan hakları ve insani yardım alanında faaliyet gösteren tüm uluslararası kuruluşların, Sudan'a yönelik fon ve yardımların artırılması yönündeki çağrılarını yinelediklerini belirtti. Avrupalı parlamenterin bu açıklaması, Sudan'da Nisan 2023'ten bu yana devam eden iç savaşın yol açtığı insani felaketin uluslararası kamuoyunda yeterince ilgi görmediği eleştirileriyle aynı döneme denk geldi.
Sudan'da İnsani Krizin Arka Planı
Sudan, Nisan 2023'te ordu ile Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF) arasında patlak veren çatışmaların ardından dünyanın en büyük yerinden edilme ve insani krizlerinden biriyle karşı karşıya. Birleşmiş Milletler verilerine göre, çatışmalar nedeniyle 8 milyondan fazla insan ülke içinde yerinden edildi, 2 milyondan fazla kişi ise komşu ülkelere sığındı. Ülke nüfusunun yaklaşık yarısı, yani 25 milyon kişi, insani yardıma muhtaç durumda. Gıda güvensizliği had safhada; özellikle Darfur ve Kordofan bölgelerinde açlık riski yüksek.
Uluslararası Kızılhaç Komitesi, Dünya Gıda Programı (WFP) ve UNICEF gibi kuruluşlar, sahadaki güvenlik riskleri ve bürokratik engeller nedeniyle yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasında ciddi zorluklar yaşandığını raporluyor. Nela Riehl'in açıklaması, bu kuruluşların çağrılarına Avrupa Parlamentosu'ndan gelen bir destek olarak okunabilir. Riehl, "İnsani yardım kuruluşları aylardır Sudan için daha fazla kaynak talep ediyor. Avrupa Birliği ve üye ülkeleri bu çağrılara kulak vermeli" mesajını verdi.
Avrupa Birliği, Sudan'a yönelik insani yardım taahhütlerini artırmış olsa da, sahadaki ihtiyaçların büyüklüğü karşısında mevcut fonların yetersiz kaldığı belirtiliyor. BM'nin 2024 yılı için Sudan insani müdahale planı kapsamında ihtiyaç duyulan 2,7 milyar doların sadece yüzde 30'u karşılanabildi. Bu açık, uluslararası toplumun ilgisizliğini gözler önüne seriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Sudan'daki savaş, yalnızca ülke içinde değil, tüm Doğu Afrika ve Sahel bölgesinde istikrarsızlık yaratma potansiyeli taşıyor. Çad, Güney Sudan, Etiyopya, Mısır ve Eritre gibi komşu ülkeler, milyonlarca Sudanlı mülteciye kapılarını açmak zorunda kaldı. Bu durum, zaten kırılgan olan bölge ekonomileri ve güvenlik yapıları üzerinde ek baskı oluşturuyor. Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin çatışan taraflara verdikleri iddia edilen destek, savaşın vekâlet savaşına dönüşme riskini artırıyor.
Küresel düzeyde ise Sudan krizi, Ukrayna ve Gazze'deki savaşların gölgesinde kaldı. Uluslararası medyanın ve siyasi liderlerin dikkati bu iki krize odaklanmış durumda. Riehl'in çağrısı, Sudan'ın unutulmuş bir kriz haline gelmemesi gerektiği yönünde bir uyarı niteliği taşıyor. Avrupa Parlamentosu'nun konuya ilişkin tutumu, AB'nin küresel insani yardım politikalarında daha aktif bir rol alması gerektiğini savunan çevreler tarafından destekleniyor.
Öte yandan, Sudan'daki çatışmaların insan hakları boyutu da endişe verici. BM ve uluslararası insan hakları örgütleri, özellikle Darfur'da etnik temizlik ve savaş suçları işlendiğine dair raporlar yayımladı. Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), Sudan'daki suçlarla ilgili soruşturmaları sürdürüyor. Ancak uluslararası toplumun etkili bir yaptırım veya müdahale mekanizması geliştirememesi, krizin derinleşmesine yol açıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Sudan'daki insani kriz, Türkiye'nin bölgesel istikrar ve insani diplomasi açısından yakından takip ettiği bir konu. Türkiye, Sudan'da barış ve istikrarın sağlanması için diplomatik girişimlerde bulunmuş, taraflar arasında arabuluculuk yapmaya çalışmıştı. Ayrıca Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) ve Kızılay, Sudan'a insani yardım ulaştıran kurumlar arasında yer alıyor. Ancak güvenlik sorunları nedeniyle yardımların dağıtımı zaman zaman aksıyor. Nela Riehl'in çağrısı, Türkiye'nin bölgedeki insani yardım çabalarına uluslararası destek bulma açısından önemli bir fırsat olabilir. Türkiye'nin Sudan'daki etkinliği, Afrika Boynuzu ve Kızıldeniz'deki jeopolitik dengeler açısından da kritik. Sudan'ın istikrarı, Türkiye'nin Afrika açılımı ve ticaret yolları güvenliği için doğrudan etkili.