İsrail, Gazze'deki savaşın ardından uluslararası alanda benzeri görülmemiş bir boykot ve yaptırım dalgasıyla karşı karşıya. İsrail'in önde gelen gazetelerinden Yedioth Ahronoth'un yayımladığı bir rapora göre, ülke artık dünyanın en çok boykot edilen devleti konumunda. Raporda, artan uluslararası yaptırımlar, giriş yasakları, yatırım çekme kampanyaları ve kültürel boykotların, özellikle 7 Ekim 2023'te başlayan Gazze savaşından bu yana önemli ölçüde yoğunlaştığı belirtiliyor. Bu gelişme, İsrail'in küresel itibarı ve ekonomisi üzerinde ciddi etkiler yaratırken, uluslararası toplumun Filistin meselesine bakışında da bir dönüm noktasına işaret ediyor.
Artan yaptırımlar ve boykot hareketleri
Yedioth Ahronoth'un raporu, İsrail'e yönelik boykotların sadece sembolik olmaktan çıkıp somut ekonomik ve diplomatik sonuçlar doğurduğunu ortaya koyuyor. Rapora göre, İsrail'e karşı uygulanan uluslararası yaptırımların sayısı son bir yılda üç katına çıktı. Birçok ülke, İsrail'den yapılan ithalata kısıtlamalar getirirken, bazı ülkeler ise İsrailli yetkililere giriş yasağı uygulamaya başladı. Özellikle Avrupa ülkeleri ve Latin Amerika'da İsrail'e yönelik diplomatik protestolar ve ekonomik baskılar arttı. Boykot, Tecrit ve Yaptırımlar (BDS) hareketi de bu süreçte yeniden güç kazandı. Raporda, dünya genelinde 30'dan fazla üniversitenin İsrail'le akademik iş birliğini askıya aldığı, 50'ye yakın kültür sanat kurumunun ise İsrailli sanatçıları programlarından çıkardığı belirtiliyor. Ayrıca, İsrail'in savunma sanayii ihracatında da ciddi düşüşler yaşanıyor. Birçok ülke, İsrail'den silah alımını durdururken, mevcut sözleşmeleri de gözden geçiriyor.
Ekonomik ve diplomatik etkiler
İsrail ekonomisi, boykotların etkisini giderek daha fazla hissetmeye başladı. Ülkenin gayri safi yurt içi hasılasında (GSYİH) bu yıl %1,5'luk bir düşüş beklenirken, doğrudan yabancı yatırımlar da önemli ölçüde azaldı. İsrail Merkez Bankası, yılın ilk çeyreğinde yabancı yatırımların geçen yıla göre %40 düştüğünü açıkladı. Turizm sektörü de büyük darbe aldı; 2024'ün ilk altı ayında İsrail'i ziyaret eden turist sayısı bir önceki yıla göre %70 azaldı. Öte yandan, diplomatik alanda İsrail giderek yalnızlaşıyor. Birçok ülke büyükelçilerini geri çekerken, Birleşmiş Milletler'de İsrail aleyhine alınan kararların sayısı da arttı. Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (UCM) İsrailli yetkililer hakkında savaş suçları soruşturması başlatması ise ülkeyi uluslararası hukuk açısından zor durumda bırakıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Filistin davasına verdiği destek ve bölgesel politikaları açısından önem taşıyor. Türkiye, öteden beri İsrail'e yönelik boykot çağrılarını destekleyen ülkeler arasında yer alıyor. Özellikle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın sert söylemleri ve Türkiye'nin İsrail'le ticari ilişkilerini kısıtlama adımları, Ankara'nın bu konudaki tutumunu netleştiriyor. Türkiye, İsrail üzerindeki uluslararası baskının artmasını kendi dış politika hedefleriyle örtüşen bir gelişme olarak değerlendiriyor. Ancak bu durum, Türkiye'nin İsrail'le olan enerji ve güvenlik iş birliği fırsatlarını da olumsuz etkileyebilir. Bölgesel dengeler açısından, İsrail'in yalnızlaşması Doğu Akdeniz'deki enerji oyunlarını ve Türkiye'nin bu bölgedeki pozisyonunu etkileyebilir.