Filistin yönetimi, İsrail'in işgal altındaki Doğu Kudüs'te Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım ve Çalışma Ajansı (UNRWA) tarafından işletilen bir mesleki eğitim kolejini kaldırma planını sert bir dille kınadı. Kudüs Valiliği, Perşembe günü yaptığı yazılı açıklamada, İsrail Belediyesi'nin söz konusu kampüsün bulunduğu araziyi imara açarak bölgede yeni bir yerleşim projesi başlatmayı hedeflediğini duyurdu. Valilik, bu adımın uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler kararlarına aykırı olduğunu vurguladı.
Planın Ayrıntıları ve Arka Planı
İsrail Belediyesi, UNRWA'nın Doğu Kudüs'teki Eğitim ve Mesleki Eğitim Merkezi'nin (VTC) bulunduğu arazinin yeniden imar edilmesini öngören bir planı onaylama aşamasına getirdi. Plan kapsamında, kampüsün yerine yüksek katlı konut binaları ve ticari alanlar inşa edilmesi öngörülüyor. UNRWA ise bu hamlenin, 1967'den beri işgal altında olan Doğu Kudüs'te Filistinli mültecilere sunulan eğitim hizmetlerini baltalama amacı taşıdığını belirtti. Ajans, bölgede yaklaşık 1.200 öğrenciye mesleki eğitim veren bu merkezin, Filistinli gençlerin iş gücü piyasasına katılımı için hayati bir öneme sahip olduğunu kaydetti.
Kudüs Valiliği, İsrail'in bu planının, Doğu Kudüs'ün Filistin kimliğini silmeye yönelik sistematik adımların bir parçası olduğunu savundu. Valilik açıklamasında, "Bu, işgal güçlerinin Kudüs'teki Filistin varlığını yok etme girişimlerinin yeni bir halkasıdır. UNRWA okulları sadece eğitim kurumları değil, aynı zamanda Filistinli mültecilerin varlığının ve haklarının bir simgesidir" ifadelerine yer verildi.
Bölgesel ve Küresel Boyutu
Söz konusu plan, uluslararası toplumda da tepkiyle karşılandı. Birleşmiş Milletler, İsrail'in Doğu Kudüs'teki tek taraflı adımlarının barış sürecine zarar verdiğini ve bölgede gerilimi artırdığını belirtti. ABD Başkanı Joe Biden yönetimi, 2021'deki Kudüs politikasında değişikliğe gitse de, Tel Aviv'in yerleşim faaliyetlerine yönelik somut bir yaptırım uygulamadı. Avrupa Birliği ise Doğu Kudüs'teki tüm yerleşim projelerinin yasa dışı olduğunu yineleyerek, İsrail'e bu plandan vazgeçmesi çağrısı yaptı.
UNRWA, 1949 yılından bu yana Filistinli mültecilere eğitim, sağlık ve sosyal hizmetler sunuyor. Ajans, son yıllarda ABD'nin Trump döneminde fon kesintileriyle büyük bir mali kriz yaşamış, Biden yönetiminin yeniden yardım sağlamasıyla kısmen rahatlamıştı. Ancak, İsrail'in UNRWA'nın faaliyetlerini kısıtlama çabaları, ajansın bölgedeki varlığını sorgulayan uzun vadeli bir kampanyanın parçası olarak görülüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, tarihsel olarak Filistin davasına ve Kudüs'ün statüsüne hassasiyet gösteren bir ülke olarak öne çıkmaktadır. Ankara, UNRWA'yı destekleyen ve İsrail'in Doğu Kudüs'teki tek taraflı adımlarını kınayan pozisyonunu defalarca vurgulamıştır. Bu planın hayata geçirilmesi, Türkiye'nin bölgede söz sahibi olma iddiasını ve Arap kamuoyundaki prestijini doğrudan etkileyecek bir gelişme olarak değerlendirilebilir. Ayrıca, Türkiye'nin ev sahipliği yaptığı Filistinli mülteci toplulukları üzerinden de dolaylı bir etki söz konusudur. Türk dış politikası, bu tür adımlara karşı uluslararası platformlarda sert söylemler geliştirmeye devam edecektir.