İsrail hükümeti, işgal altındaki Batı Şeria'da 69 yasa dışı yerleşim ve karakol için inşaat planları hazırlamak üzere 152 milyon şekel (yaklaşık 51 milyon dolar) bütçe ayırdı. İsrail yerleşim karşıtı sivil toplum kuruluşu Barış Now (Peace Now), söz konusu tahsisatın geçen hafta bakanlar tarafından telefonla yapılan bir oylamayla onaylandığını açıkladı. Karar, uluslararası toplumun ve Birleşmiş Milletler'in defalarca kınadığı yerleşim faaliyetlerinin yeni bir boyut kazandığına işaret ediyor.
Yerleşim planlarının ayrıntıları
Barış Now'un verilerine göre, ayrılan bütçe ile 69 yerleşim biriminde toplam 17.000 konutluk imar planı hazırlanacak. Örgüt, bu planların onaylanması halinde bölgedeki yasa dışı Yahudi yerleşimci sayısının önemli ölçüde artacağını belirtiyor. Plana dahil edilen yerleşimler arasında, daha önce tek tük evlerden oluşan bazı karakollar da bulunuyor. Bu karakollar, İsrail yasalarına göre bile izinsiz inşa edilmiş yapılar olarak tanımlanıyor.
İsrail hükümeti, söz konusu bütçenin 'mevcut yerleşimlerin yasal altyapısını güçlendirmek' amacı taşıdığını savunsa da, Barış Now yetkilileri bunun uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu vurguluyor. Örgütün yayımladığı raporda, 'Bu karar, barış sürecine ve iki devletli çözüme vurulmuş bir darbe niteliğindedir' ifadelerine yer verildi.
Bölgesel ve küresel tepkiler
İsrail'in Batı Şeria'daki yerleşim faaliyetleri, BM Güvenlik Konseyi'nin 2334 sayılı kararı başta olmak üzere birçok uluslararası kararda kınanmış ve 'yasa dışı' olarak nitelendirilmiştir. ABD yönetimi, Biden döneminde yerleşimlere karşı daha eleştirel bir tutum benimsemiş olsa da, İsrail'in bu adımı Washington'dan henüz resmi bir kınamaya yol açmadı. Avrupa Birliği ise yaptığı açıklamada, 'Yerleşimlerin genişletilmesinin barış çabalarını baltaladığını' belirtti.
Bölgede Filistin Yönetimi, İsrail'in bu kararını 'savaş ilanı' olarak nitelendirirken, Hamas ise tepkisini 'işgalin genişlemesine karşı direnişin artacağı' uyarısıyla dile getirdi. Bu gelişme, Gazze'de devam eden çatışmalar ve bölgedeki tansiyonun yükseldiği bir döneme denk geliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, uzun yıllardır İsrail'in işgal altındaki Filistin topraklarında yürüttüğü yerleşim faaliyetlerini kınamakta ve uluslararası hukuka aykırı olduğunu vurgulamaktadır. Ankara, bu tür adımların iki devletli çözümü imkânsız hale getirdiğini ve bölgesel istikrarı tehdit ettiğini savunmaktadır. Bu son karar, Türkiye'nin Filistin davasına verdiği diplomatik desteğin önemini bir kez daha ortaya koymakta ve Türk dış politikasının bölgede adil bir barış sürecine olan bağlılığını teyit etmektedir. Ayrıca, Doğu Akdeniz'deki enerji iş birliği ve bölgesel ittifaklar bağlamında, bu tür gelişmeler Türkiye'nin çıkarlarını doğrudan etkileyebilecek potansiyele sahiptir.