İsrail basınında yer alan haberlere göre, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun talebi üzerine İsrail güvenlik yetkilileri, İran'a yönelik olası bir askeri saldırıya ilişkin hazırlıkları ele aldı. Middle East Eye'ın aktardığı bilgilere göre, üst düzey yetkililerin katıldığı toplantılarda saldırı senaryoları ve operasyonel hazırlık süreçleri değerlendirildi. Haber, bölgede zaten yüksek olan tansiyonu daha da artırdı.
Gelişmenin arka planı
İsrail ile İran arasındaki düşmanlık on yıllardır sürüyor. İsrail, İran'ın nükleer programını kendisi için varoluşsal bir tehdit olarak görüyor ve Tahran'ı bölgedeki vekil gruplar aracılığıyla istikrarsızlık yaratmakla suçluyor. Son dönemde İran'ın nükleer faaliyetlerine ilişkin endişeler artmış, İsrail hükümeti defalarca askeri seçeneğin masada olduğunu açıklamıştı.
Netanyahu hükümeti, özellikle 7 Ekim 2023 sonrası bölgesel dengelerin değişmesiyle İran'a karşı daha sert bir tutum benimsedi. İsrail'in Gazze'ye yönelik operasyonları ve Lübnan'daki Hizbullah ile yaşanan çatışmalar, İran'ın bölgedeki etkisine karşı bir cephe oluşturulması bağlamında değerlendiriliyor. Bu son haber, İsrail'in olası bir saldırı için somut adımlar atmaya hazırlandığı yorumlarına yol açtı.
Ancak İsrail yetkilileri henüz resmi bir açıklama yapmadı. Haberin kaynağı, ismini vermek istemeyen İsrailli yetkililere dayandırılıyor. Uzmanlar, bu tür sızıntıların caydırıcılık amacı taşıyabileceği gibi, gerçek bir hazırlığın işareti de olabileceğini belirtiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
İran'a yönelik olası bir İsrail saldırısı, Orta Doğu'da geniş çaplı bir çatışmayı tetikleyebilir. İran, Hizbullah, Hamas ve Husiler gibi vekil gruplar aracılığıyla misilleme yapabileceğini defalarca gösterdi. Böyle bir senaryoda ABD'nin de içine çekilebileceği bir kriz ortaya çıkabilir. ABD Başkanı Joe Biden yönetimi, İsrail'e desteğini yinelemiş olsa da diplomatik çözüm çağrılarını sürdürüyor.
Öte yandan, İran'ın nükleer programına ilişkin müzakereler yıllardır tıkanmış durumda. 2015'te imzalanan nükleer anlaşmadan ABD'nin 2018'de çekilmesiyle süreç sekteye uğradı. İran, uranyum zenginleştirme faaliyetlerini ileri seviyelere taşıdı. Batılı istihbarat kaynakları, İran'ın silah üretme kapasitesine yaklaştığını iddia ediyor. İsrail'in bu nedenle askeri seçeneği ciddi biçimde değerlendirdiği belirtiliyor.
Uluslararası toplum, olası bir saldırının sonuçları konusunda endişeli. BM ve Avrupa Birliği, taraflara itidal çağrısı yapabilir. Ancak İsrail'in son dönemdeki tek taraflı eylemleri, diplomatik kanalların ne kadar etkili olacağı sorusunu gündeme getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail'in İran'a yönelik olası bir askeri saldırısı, Türkiye'nin güvenlik ve dış politika önceliklerini doğrudan etkiler. Türkiye, komşusu İran ile karmaşık bir ilişki ağına sahip; ekonomik işbirliği ve bölgesel denge politikası izlerken, İran'ın nükleer kapasitesinin askeri bir çatışmaya dönüşmesini istemiyor. Olası bir savaş, enerji arz güvenliğini tehdit edebilir ve mülteci akınlarına yol açabilir. Türkiye'nin arabuluculuk rolü üstlenmesi ve diplomatik çözüm için çaba harcaması beklenir. Ayrıca, Türkiye-İsrail ilişkilerindeki normalleşme süreci de bu gelişmelerden etkilenebilir.