İsrail basınında yer alan haberlere göre, İsrail bankaları işgal altındaki Batı Şeria'daki yerleşim genişlemesinin finansmanı nedeniyle yeni uluslararası yaptırımlarla karşı karşıya kalma riski taşıyor. İsrail'in önde gelen gazetelerinden Haaretz'in çarşamba günü duyurduğu habere göre, özellikle İngiltere'nin planladığı önlemler İsrail bankacılık sektöründe tedirginliğe yol açtı. Anadolu Ajansı'nın aktardığına göre, İsrail Bankalar Birliği konuyla ilgili bir değerlendirme hazırlayarak uyarıda bulundu.
Yaptırım endişesinin arka planı
Batı Şeria, 1967'den bu yana İsrail işgali altında bulunuyor ve uluslararası hukuka göre buradaki yerleşimler yasadışı kabul ediliyor. Ancak İsrail, yerleşim faaliyetlerini desteklemeye devam ediyor. Son yıllarda Avrupa ülkeleri, özellikle de İngiltere, yerleşim faaliyetlerine finansal destek sağlayan kuruluşlara yönelik yaptırımları gündeme getirmişti. Haaretz'in haberine göre, İngiltere'nin yanı sıra diğer Avrupa ülkelerinin de benzer adımlar atması bekleniyor. İsrail Bankalar Birliği'nin hazırladığı değerlendirmede, bu yaptırımların İsrail bankalarının uluslararası piyasalardaki faaliyetlerini kısıtlayabileceği, hatta bazı bankaların yurtdışı işlemlerinin askıya alınabileceği uyarısında bulunuldu.
İsrail bankaları, Batı Şeria'daki yerleşimci ve yerleşim projelerine kredi sağlayarak dolaylı da olsa yerleşim genişlemesine katkıda bulunmakla eleştiriliyor. Uluslararası sivil toplum kuruluşları, bu bankaların yerleşim inşaatlarına finansman sağladığını belgelendirmiş durumda. İngiltere'nin olası yaptırımları, bu tür finansmanı kesmeyi amaçlıyor. Yaptırımların kapsamı henüz netleşmemekle birlikte, bankaların uluslararası muhabir bankacılık ilişkilerinin zarar görebileceği, hatta bazı bankaların küresel ölçekte işlem yapamaz hale gelebileceği ifade ediliyor.
İsrail Bankalar Birliği'nin uyarısı, sektörün bu tür yaptırımlara hazırlıksız yakalanabileceğini gösteriyor. Bankalar, yaptırım listelerine girmeleri halinde Avrupa ve Amerika'daki muhabir bankalarla olan ilişkilerinin kopabileceğini, bunun da İsrail ekonomisi üzerinde ciddi olumsuz etkiler yaratabileceğini değerlendiriyor. İsrail bankacılık sistemi, uluslararası piyasalarla derin entegrasyon içinde olduğundan, bu tür bir yaptırım dalgası yalnızca yerleşim finansmanını değil, genel ekonomik istikrarı da tehdit edebilir.
Bölgesel ve küresel boyut
İngiltere'nin olası yaptırımları, Avrupa Birliği'nin de benzer adımlar atabileceği sinyalleriyle birlikte değerlendiriliyor. Avrupa ülkeleri, İsrail'in yerleşim politikalarını uzun süredir eleştiriyor ve iki devletli çözümün imkansızlaştığını savunuyor. ABD yönetimi ise İsrail'e yönelik yaptırımlar konusunda daha temkinli bir tutum sergiliyor. Ancak İngiltere'nin öncülük ettiği bu girişim, diğer ülkelerin de cesaretlendirebilir.
İsrail bankalarına yönelik yaptırımlar, yalnızca İsrail'i değil, bölgesel ekonomiyi de etkileyebilir. Filistin ekonomisi zaten kırılgan bir yapıya sahip ve İsrail bankacılık sistemine bağımlı. Yaptırımların Filistin bankacılık sektörünü de olumsuz etkilemesi muhtemel. Ayrıca, İsrail ile ticaret yapan üçüncü ülke şirketleri de yaptırım riskiyle karşılaşabilir. Bu durum, İsrail'in uluslararası izolasyonunu derinleştirebilir.
Uluslararası hukuk açısından, yerleşim faaliyetleri Cenevre Sözleşmeleri'ne aykırı. Dolayısıyla, bu faaliyetlere finansman sağlayan kuruluşlara yaptırım uygulanması hukuki bir zemin kazanıyor. İngiltere'nin adımı, uluslararası hukukun uygulanması yönünde bir irade göstergesi olarak yorumlanıyor. Ancak yaptırımların etkinliği, diğer ülkelerin katılımına bağlı. ABD'nin tutumu bu noktada belirleyici olacak.
İsrail bankalarının yaptırım korkusu, aynı zamanda İsrail iç siyasetinde de yankı bulabilir. Yerleşim karşıtı sesler, bu gelişmeyi yerleşim politikalarının bedeli olarak sunabilir. Koalisyon hükümeti içindeki aşırı sağ partiler ise yaptırımlara karşı sert bir duruş sergileyebilir. Ekonomik kaygılar, İsrail'in yerleşim politikalarını gözden geçirmesine yol açabilir mi, bunu zaman gösterecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İsrail'in Batı Şeria'daki yerleşim faaliyetlerini uluslararası hukuka aykırı olarak değerlendiriyor ve Filistin davasını destekliyor. İngiltere'nin olası yaptırımları, Türkiye'nin pozisyonunu güçlendirebilir. Türk bankaları, İsrail ile finansal ilişkilerinde dikkatli davranmak zorunda kalabilir; zira yaptırım riski taşıyan İsrail bankalarıyla işlem yapmak, Türkiye'nin uluslararası itibarını zedeleyebilir. Ayrıca, bu gelişme, Türkiye'nin Orta Doğu'da barış için iki devletli çözüm çağrılarını destekler nitelikte. Ekonomik açıdan, Türkiye-İsrail ticaret hacmi sınırlı olsa da, yaptırımların bölgesel istikrara etkisi Türkiye'yi dolaylı olarak etkileyebilir.