İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarının başlangıcı olan 7 Ekim 2023'ten bu yana üç yıl geçti. Jerusalem Daily'nin haberine göre, bu süre zarfında Gazze'de hayatını kaybedenlerin sayısı 74 bini aştı. Uluslararası kuruluşlar, bölgede benzeri görülmemiş bir insani felaketin yaşandığını ve altyapının büyük ölçüde tahrip olduğunu bildiriyor. Saldırılar, sivil kayıpların yanı sıra kitlesel yerinden edilme ve temel hizmetlere erişimde ciddi sıkıntılara yol açtı.
Savaşın Arka Planı ve Yıkımın Boyutları
7 Ekim 2023'te Hamas'ın İsrail'e yönelik saldırısının ardından İsrail, Gazze'ye karşı geniş kapsamlı bir askeri operasyon başlattı. Üç yıl boyunca süren çatışmalar, Gazze'nin altyapısını neredeyse tamamen çökertti. Hastaneler, okullar, su ve elektrik şebekeleri büyük hasar gördü. Birleşmiş Milletler raporlarına göre, bölge nüfusunun büyük bir kısmı yerinden edildi ve insani yardıma muhtaç durumda. 74 binden fazla can kaybının yanı sıra on binlerce yaralı ve kayıp olduğu tahmin ediliyor. Uluslararası Ceza Mahkemesi, savaş suçları iddialarına ilişkin soruşturmalar yürütüyor.
İsrail, operasyonlarını Hamas'ı etkisiz hale getirmek ve rehineleri kurtarmak amacıyla yürüttüğünü savunuyor. Ancak insan hakları örgütleri, orantısız güç kullanımı ve sivil kayıplar nedeniyle İsrail'i eleştiriyor. Mısır ve Katar'ın arabuluculuk çabaları zaman zaman ateşkes sağlasa da kalıcı bir çözüm bulunamadı. Bölgede istikrarsızlık devam ederken, Gazze'nin yeniden inşası için milyarlarca dolar gerektiği belirtiliyor.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Gazze'deki savaş, Orta Doğu'da gerginliği artırdı ve bölgesel aktörler arasında yeni ittifaklar ve çatışma hatları oluşturdu. İran ve Lübnan'daki Hizbullah, Hamas'ı destekleyerek İsrail'e karşı cephe aldı. Kızıldeniz'de Husi saldırıları küresel ticareti tehdit etti. ABD, İsrail'e askeri destek verirken, Avrupa ülkeleri arasında görüş ayrılıkları derinleşti. Birçok ülke, İsrail'e yönelik yaptırım çağrılarında bulundu. Savaş, küresel kamuoyunda da geniş yankı uyandırdı; dünya gençliği arasında Filistin yanlısı protestolar arttı. Uluslararası toplum, iki devletli çözüm için çağrılarını yinelese de taraflar arasındaki güvensizlik ortamı barışı zorlaştırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Gazze'deki insani krize karşı en aktif diplomatik girişimlerde bulunan ülkelerden biri oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail'i soykırımla suçlayarak sert eleştiriler yöneltti ve bölgeye insani yardım koridorlarının açılması için çaba harcadı. Türkiye, Mısır ve Katar ile birlikte ateşkes müzakerelerinde arabuluculuk rolü üstlendi. Ayrıca, İslam İşbirliği Teşkilatı çatısı altında ortak bir tutum geliştirilmesi için çalıştı. Gazze'deki istikrarsızlık, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki güvenlik ve enerji politikalarını da doğrudan etkiliyor. Türkiye, Filistin davasını uluslararası platformlarda savunmaya devam ederken, bölgesel barışın tesisi için diplomatik kanalları açık tutuyor.