İsrail, ABD’nin arabuluculuğunda varılan ‘ateşkes’ anlaşmasına rağmen Gazze Şeridi’nde soykırım boyutundaki saldırılarını sürdürüyor. Ateşkesin yürürlüğe girdiği tarihten bu yana geçen sürede İsrail ordusu, çoğu sivil olmak üzere 1.000’den fazla Filistinliyi hayattan kopardı. Ateşkes ihlalleri, uluslararası toplumun tepkisini çekerken, bölgedeki insani krizi daha da derinleştiriyor.
İsrail’in ateşkesi delme taktikleri
İsrail güçleri, Kasım 2023’te ABD’nin arabuluculuğunda imzalanan ateşkes anlaşmasının ardından saldırılarını sürdürmek için çeşitli taktikler kullanıyor. Bunlar arasında ‘hedefli suikastlar’, ‘terörle mücadele operasyonları’ ve ‘sınır ihlallerine misilleme’ gibi gerekçeler öne sürülüyor. Ancak Birleşmiş Milletler verilerine göre, ölenlerin yüzde 70’i kadın ve çocuklardan oluşuyor. Ateşkesin ilk ayında 300’den fazla sivil, İsrail hava saldırılarında yaşamını yitirdi. Saldırılar, Gazze’nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı ve güneyindeki Han Yunus bölgelerinde yoğunlaşıyor.
Uluslararası Kızılhaç Komitesi, İsrail’in hastane ve okullara yönelik saldırılarını kınarken, Dünya Sağlık Örgütü bölgedeki sağlık sisteminin çöktüğünü duyurdu. İsrail yönetimi ise saldırıların ‘Hamas’ın altyapısını hedef aldığı’ savunmasını yapıyor. Ancak BM raporları, saldırıların orantısız güç kullanımı ve sivil kayıplara neden olduğunu ortaya koyuyor.
Bölgesel ve küresel tepkiler
İsrail’in ateşkese rağmen sürdürdüğü katliam, Mısır ve Katar gibi bölgesel aktörlerin tepkisini çekiyor. Mısır Dışişleri Bakanlığı, İsrail’in ateşkesi ihlal ettiğini belirterek, BM Güvenlik Konseyi’ni acil toplantıya çağırdı. İran ise ateşkes ihlallerini ‘soykırımın devamı’ olarak nitelendirirken, Suudi Arabistan İsrail’e yönelik ekonomik yaptırımların genişletilmesi çağrısı yaptı. Avrupa Birliği, İsrail’i ateşkesin şartlarına uymaya çağırırken, İspanya ve İrlanda gibi ülkeler İsrail’e silah ambargosu uygulanması için harekete geçti.
ABD’nin tutumu ise ikircikli. Başkan Joe Biden yönetimi, ateşkes anlaşmasını ‘diplomatik bir başarı’ olarak sunarken, İsrail’in askeri operasyonlarına yeşil ışık yakmaya devam ediyor. Kongre’deki bazı Demokrat vekiller, İsrail’e yapılan askeri yardımın kesilmesini önerse de, bu öneriler Cumhuriyetçiler ve Beyaz Saray’ın desteğiyle reddediliyor. Bu durum, ABD’nin Ortadoğu’daki çifte standardını bir kez daha gözler önüne seriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail’in ateşkes ihlalleri, Türkiye’nin Filistin davasına verdiği desteği daha da kritik hale getiriyor. Ankara, BM ve İslam İşbirliği Teşkilatı nezdinde girişimlerde bulunarak ateşkesin kalıcı olması için çaba gösteriyor. Ancak İsrail’in saldırıları, Türkiye’nin bölgedeki nüfuzunu sınırlıyor. Bu durum, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki enerji politikaları ve İsrail ile olası normalleşme adımlarını da olumsuz etkiliyor. Ayrıca, Gazze’deki kriz, Türkiye’nin insani yardım kuruluşları aracılığıyla bölgeye ulaştırdığı yardımların güvenliğini tehdit ediyor. Uzun vadede, İsrail’in bu eylemleri Türkiye’nin Arap dünyasındaki liderlik rolünü güçlendirebileceği gibi, Batı ile ilişkilerini de gerebilir.