Petrol fiyatları, ABD Başkanı Donald Trump ile İran Cumhurbaşkanı arasında dört aylık savaşı sona erdiren ve Hürmüz Boğazı'nı tanker ve kargo trafiğine yeniden açan bir anlaşmanın imzalanmasının ardından Perşembe günü düşüşünü sürdürdü. Küresel piyasalardaki iyimserlik, operasyonların zamanla savaş öncesi seviyelere döneceği beklentisiyle petrol varil fiyatlarında yüzde 3'ün üzerinde bir düşüşe yol açtı. Brent türü ham petrolün varil fiyatı 72 dolar seviyesinin altına gerilerken, Batı Teksas türü (WTI) 68 dolar civarında işlem gördü. Ancak ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz oranlarını daha da artırabileceği sinyali, küresel hisse senedi piyasalarında satış baskısı yarattı.
Anlaşmanın perde arkası
Anlaşma, Ocak ayında başlayan ve ticari gemilere yönelik saldırıların küresel tedarik zincirlerini tehdit ettiği gerilimin ardından, Trump yönetiminin aylar süren gizli diplomasisi sonucu imzalandı. Anlaşma metnine göre, İran Hürmüz Boğazı'ndaki ablukasını kaldıracak ve tüm ticari gemilere güvenli geçiş sağlayacak. ABD ise İran'a karşı uyguladığı bazı ekonomik yaptırımları hafifletecek ve bölgedeki askeri varlığını azaltmayı taahhüt edecek. Anlaşmanın ilk etapta 90 günlük bir geçiş süreci öngördüğü, bu sürede tarafların taahhütlerini yerine getirip getirmediğinin denetleneceği belirtiliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Anlaşma, küresel enerji piyasalarında rahatlama yaratırken, bölgesel dengeleri de değiştirme potansiyeli taşıyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri, anlaşmayı ihtiyatla karşılarken, İsrail endişelerini dile getirdi. Enerji uzmanlarına göre, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması, küresel petrol arzında günde yaklaşık 20 milyon varillik bir rahatlama sağlayabilir. Ancak Fed'in faiz artırma sinyali, büyüme endişeleriyle birleşince petrol talebine ilişkin belirsizlikleri artırıyor. Asya borsaları, Çin'in yavaşlayan ekonomisine ilişkin verilerle değer kaybederken, Avrupa borsaları da Fed etkisiyle düşüş yaşadı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, petrol ve doğal gaz ithalatında büyük ölçüde Hürmüz Boğazı'na bağımlı olduğu için bu anlaşma enerji arz güvenliği açısından kritik önem taşıyor. Boğazın yeniden açılması, Türkiye'nin enerji maliyetlerini düşürebilir ve cari açık üzerinde olumlu etki yapabilir. Ancak bölgesel istikrarın kalıcı olup olmayacağı belirsizliğini koruyor. Türkiye, anlaşma sürecinde arabulucu rolü üstlenmese de, gelişmeleri yakından takip etmekte ve enerji tedarik yollarını çeşitlendirme politikasını sürdürmektedir. Fed'in faiz kararları ise Türk lirası ve sermaye akımları üzerinde baskı oluşturabileceğinden, Merkez Bankası'nın para politikasını etkileyebilir.