İsrail'de yayınlanan son kamuoyu araştırması, eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot'un liderliğindeki siyasi blokun Knesset'te 54 sandalye kazanacağını, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun bloğunun ise 50 sandalyede kalacağını ortaya koydu. Ankete göre, Eisenkot'un partisi Yashar 23 sandalye ile Meclis'te en büyük parti olma yolunda ilerlerken, Netanyahu'nun Likud Partisi 20 sandalyede kalıyor. Bu sonuçlar, İsrail siyasetinde önemli bir dengenin değişebileceğine işaret ediyor.
Anketin Ayrıntıları ve Siyasi Tablo
İsrail'de son aylarda yapılan anketler, uzun süredir iktidarda olan Netanyahu'nun konumunun sarsıldığını gösteriyor. Yashar Partisi'nin 23 sandalye kazanması, Eisenkot'un askeri geçmişi ve merkez sağ seçmen üzerindeki etkisinin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Netanyahu'nun Likud Partisi ise 20 sandalyede kalarak, son yılların en düşük oy oranlarından birini alabilir. Ancak, İsrail'de hükümet kurmak için 61 sandalye gerekiyor. Eisenkot bloku 54 sandalyede kalırken, Netanyahu bloku 50 sandalyede bulunuyor. Bu durum, her iki bloğun da tek başına iktidar kuramayacağını, koalisyon görüşmelerinin kritik olacağını gösteriyor. Ankette ayrıca, Arap partilerinin desteği ve diğer küçük partilerin pozisyonları da hükümet kurma denkleminde belirleyici olacak. Özellikle, İsrail siyasetinde son yıllarda yaşanan siyasi istikrarsızlık ve sık seçimler, bu anket sonuçlarının ne kadar güvenilir olduğu sorusunu da beraberinde getiriyor. Ancak, anket şirketlerinin metodolojisi ve örneklem büyüklüğü, sonuçların ciddiye alınması gerektiğini gösteriyor.
Eisenkot, İsrail ordusunun eski Genelkurmay Başkanı olarak tanınıyor ve 2022 seçimlerinde siyasete atıldı. Milliyetçi kanatta yer alan ancak Netanyahu'ya muhalif bir çizgi izleyen Eisenkot, özellikle güvenlik konularında deneyimli bir isim olarak öne çıkıyor. Yashar Partisi'nin yükselişi, İsrail seçmeninin bir kısmının Netanyahu'nun uzun süreli iktidarından ve yargı reformu tartışmalarından duyduğu rahatsızlığın bir göstergesi olarak yorumlanıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İsrail'deki siyasi dengeler, Orta Doğu'nun genel istikrarı açısından büyük önem taşıyor. Netanyahu'nun iktidarda kalması veya değişmesi, İsrail'in Filistin politikası, İran'a karşı tutumu ve Arap ülkeleriyle ilişkileri üzerinde belirleyici olacak. Özellikle, son yıllarda İsrail ile Arap ülkeleri arasında imzalanan Abraham Anlaşmaları, Netanyahu'nun liderliğinde şekillenmişti. Eisenkot'un olası bir iktidarı, bu anlaşmaların geleceği ve bölgesel ittifakların yönü konusunda belirsizlik yaratabilir. Ayrıca, İsrail'in ABD ile ilişkileri de yeni hükümetin kompozisyonuna göre şekillenecek. ABD yönetimi, İsrail'deki siyasi gelişmeleri yakından takip ediyor ve iki devletli çözüm konusundaki tutumunu koruyor. Netanyahu'nun aşırı sağcı ortaklarıyla kurduğu hükümet, ABD ile zaman zaman gerilim yaşanmasına neden olmuştu. Eisenkot'un liderliğindeki bir hükümet, ABD ile ilişkilerde daha ılımlı bir çizgi izleyebilir. Ancak, İsrail siyasetindeki parçalı yapı ve koalisyon hükümetlerinin kırılganlığı, her türlü senaryoyu mümkün kılıyor.
Anket sonuçları, İsrail'de erken seçim olasılığını da gündeme getiriyor. Mevcut koalisyon hükümeti, bütçe ve yargı reformu gibi konularda anlaşmazlıklar yaşıyor. Eğer erken seçim kararı alınırsa, anketlerin öngördüğü tablo sandığa yansıyabilir. Ancak, İsrail seçim sisteminin karmaşıklığı ve seçmen davranışındaki dalgalanmalar, kesin bir sonuç öngörmeyi zorlaştırıyor. Yine de, bu anket, Netanyahu'nun siyasi geleceği ve İsrail'in yeni dönemde izleyeceği yol hakkında önemli ipuçları veriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail'deki siyasi dengelerin değişmesi, Türkiye'nin Orta Doğu politikası açısından yakından izlenmesi gereken bir gelişme. Türkiye, uzun süredir İsrail ile ilişkilerinde inişli çıkışlı bir dönem yaşıyor. Netanyahu hükümetleri döneminde, özellikle Filistin meselesi ve Doğu Akdeniz'deki enerji rekabeti nedeniyle gerilimler yaşandı. Eisenkot'un liderliğindeki olası bir hükümet, Türkiye ile ilişkilerde daha yapıcı bir tutum sergileyebilir mi? Bu, yeni hükümetin Filistin politikasına ve bölgesel ittifaklara yaklaşımına bağlı. Türkiye, İsrail ile ilişkilerin normalleşmesi için adımlar atmıştı ancak Gazze'deki son gelişmeler süreci olumsuz etkiledi. İsrail'deki bir iktidar değişikliği, Türkiye-İsrail ilişkilerinde yeni bir sayfa açılmasına vesile olabilir. Ayrıca, İsrail'in İran'a karşı tutumu ve Doğu Akdeniz'deki doğalgaz projeleri, Türkiye'nin enerji güvenliği ve bölgesel çıkarları açısından kritik. Bu nedenle, İsrail'deki seçim anketleri ve siyasi gelişmeler, Türk dış politikası için önemli bir izlek olarak kalacak.