İsrail güvenlik güçleri, Kudüs'teki Mescid-i Aksa Külliyesi'nde görev yapmak üzere aşırı milliyetçi Yahudi gruplardan gönüllü polis alımı yapmayı planlıyor. Ortadoğu merkezli haber sitesi Middle East Eye'nın aktardığına göre, İsrail Polis Teşkilatı, özellikle tapınak dağı aktivistleri olarak bilinen ve Mescid-i Aksa'nın bulunduğu alanda Yahudi ibadetini artırmayı hedefleyen gruplardan personel devşirmek istiyor. Bu girişim, İsrail'de koalisyon hükümetinin radikal kanadının talepleri doğrultusunda şekilleniyor.
Planın ayrıntıları ve hedef kitlesi
Edinilen bilgilere göre İsrail Polisi, Mescid-i Aksa Külliyesi'nde görev yapacak “gönüllü polis” (Mishtara Mitnadevet) pozisyonları için başvuruları toplamaya başladı. Başvuru koşulları arasında adayların “Yahudi kimliğine ve Kudüs'ün birliğine bağlılık” göstermeleri isteniyor. Bu kriter, özellikle Tapınak Dağı Hareketi'ne yakın aşırı milliyetçi grupların üyelerini hedef alıyor. Söz konusu gruplar, Müslümanların kutsal kabul ettiği Harem-i Şerif'in bulunduğu alanda bir Yahudi mabedi inşa edilmesini savunuyor. İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in, bu alanda polis varlığını artırmak ve statükoyu değiştirmek için uzun süredir baskı yaptığı biliniyor. Ben-Gvir'in liderliğindeki Yahudi Gücü partisi, koalisyon anlaşması gereği İsrail Polisi üzerinde söz sahibi.
İsrail Emniyet Müdürü Kobi Shabtai ise bu plana karşı çıkan isimlerin başında geliyor. Shabtai, Mescid-i Aksa'da gerginliği artıracak adımların bölgesel güvenliğe zarar vereceğini düşünüyor. Ancak Ben-Gvir'in baskıları sonucu Shabtai'nin görev süresinin uzatılmayacağı ve yerine daha “uyumlu” bir ismin atanacağı konuşuluyor. İsrail Polisi'nin bu yeni gönüllü programı, özellikle bayram dönemlerinde ve Müslümanların yoğun olarak ziyaret ettiği zamanlarda Mescid-i Aksa avlusunda devriye gezen polis sayısını artıracak. Gönüllü polislerin, normal polis memurları gibi silah taşıyıp taşımayacağı ve hangi yetkilere sahip olacağı henüz netleşmiş değil.
Bölgesel ve küresel boyut
Mescid-i Aksa, sadece Filistinliler için değil, tüm İslam dünyası için kutsal bir mekân. İsrail'in burada statükoyu değiştirme girişimleri, geçmişte büyük çatışmalara yol açtı. 2021 Ramazan ayında İsrail polisinin Aksa'ya baskınları, Gazze'de 11 gün süren bir savaşın fitilini ateşlemişti. Şimdi ise aşırı milliyetçi unsurların polis saflarına katılması, Ürdün ve Suudi Arabistan başta olmak üzere bölge ülkelerinden tepki çekiyor. Ürdün, mescidin yönetiminden sorumlu Vakıf İdaresi aracılığıyla statükoyu korumak için diplomatik çabalarını artırdı. Suudi Arabistan ise İsrail ile normalleşme görüşmelerinde Filistin meselesini öncelikli şart olarak koymaya devam ediyor. ABD yönetimi, iki devletli çözümü desteklediğini söylese de İsrail'in bu tür adımlarına karşı somut bir yaptırım uygulamıyor.
Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği, İsrail'i uluslararası hukuka uymaya çağırıyor. Ancak İsrail'in aşırı sağcı hükümeti, bu tür uyarıları dikkate almıyor. Aksa'da görev yapacak gönüllü polislerin eğitimi ve seçimi konusunda İsrail İçişleri Bakanlığı'nın henüz resmi bir açıklama yapmadığı belirtiliyor. Uzmanlar, bu adımın Mescid-i Aksa'yı tek taraflı olarak Yahudi kontrolüne açma girişiminin bir parçası olduğunu ve bunun bölgede yeni bir şiddet dalgasına yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, tarihsel olarak Mescid-i Aksa'nın statükosunun korunmasından yana bir politika izlemiştir. İsrail'in aşırı milliyetçi grupları polis birimine dahil etme girişimi, Türkiye'nin İslam İşbirliği Teşkilatı ve Birleşmiş Milletler nezdinde Filistin davasına verdiği desteği yeniden gündeme taşıyabilir. Ankara, bu adımı kınayacak ve İsrail'e yönelik diplomatik baskıyı artıracaktır. Özellikle son dönemde Türkiye-İsrail ilişkilerinde normalleşme sinyalleri verilirken, böyle bir gelişme iki ülke arasında yeni bir gerginlik yaratabilir. Ayrıca bölgede yaşanacak bir istikrarsızlık, enerji koridorları ve ticaret yolları açısından Türkiye'yi doğrudan etkileyecektir. Bu nedenle Türkiye'nin, Ürdün ve Mısır'la koordineli şekilde hareket ederek statükonun korunması için diplomatik inisiyatif alması bekleniyor.