İsrail'in Mossad istihbarat teşkilatının, İran'ın eski sertlik yanlısı Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad'a, ülkedeki mevcut rejimin çökmesi durumunda geçici bir yönetimde görev alması için yaklaştığı iddia ediliyor. Guardian gazetesine konuşan kaynaklar, Ahmedinejad'ın 2021 yılında Dini Lider Ali Hamaney'den uzaklaştıktan sonra Mossad ajanları tarafından gizlice temas kurulduğunu öne sürdü. İsrail'in bu girişimi, İran'da olası bir rejim değişikliği senaryosuna hazırlık olarak yorumlanıyor. Ahmedinejad'ın 2005-2013 yılları arasındaki başkanlık dönemi, nükleer programın hızlanması ve İsrail'e yönelik tehditkar söylemleriyle hatırlanıyor.
Gelişmenin Arka Planı
Mahmud Ahmedinejad, İran siyasetinde uzun süre Hamaney'e sadık bir figür olarak bilinirken, 2021 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde adaylığı engellenince rejimle arasına mesafe koymuştu. O tarihten bu yana sürgünde yaşayan eski cumhurbaşkanının, rejim karşıtı protestolara destek veren açıklamalar yaptığı gözleniyor. Mossad'ın bu fırsatı değerlendirdiği belirtiliyor. İsrail istihbaratının, Ahmedinejad'ın dini liderliğe karşı duyduğu kırgınlığı kullanarak onu istikrarsızlaştırma operasyonlarının bir parçası haline getirdiği iddia ediliyor. Bu iddialar, İran'da geçen yıl patlak veren geniş çaplı protestoların ardından rejimin kırılganlığının arttığı bir döneme denk geliyor.
Ahmedinejad'ın Mossad ile teması, onun rejimin devrilmesi halinde geçiş yönetiminde başbakan veya cumhurbaşkanı olarak görev yapabileceği bir planın parçası olarak değerlendiriliyor. Ancak uzmanlar, eski cumhurbaşkanının İran siyasetinde halen marjinal bir figür olduğunu ve halk desteğinin sınırlı kaldığını vurguluyor. Bu nedenle İsrail'in böyle bir plana ne kadar güvenebileceği sorgulanıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İsrail'in bu tür bir girişimi, İran'a yönelik istihbarat savaşının yeni bir boyutunu ortaya koyuyor. Tel Aviv yönetimi, İran'ın nükleer programını durdurmak ve bölgesel nüfuzunu kırmak için yıllardır siber saldırılar, suikastlar ve muhalif gruplarla işbirliği yapıyor. Ahmedinejad'ın devreye sokulması, bu stratejinin en uç örneklerinden biri. İran hükümeti ise bu iddiaları sert bir dille reddederken, İsrail'in İran iç işlerine karıştığı suçlamasını yineliyor. Tahran'ın bu tür operasyonları bahane ederek muhalifleri daha sıkı bastırması bekleniyor.
Bölgede ise bu haber, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelerde İran'da olası bir yönetim değişikliğine yönelik hazırlıkları hızlandırabilir. İran'da istikrarın bozulması, başta Irak ve Lübnan olmak üzere Tahran'ın nüfuz alanlarındaki dengeleri altüst edebilir. Küresel açıdan ise ABD ve Avrupa Birliği, İran'da rejim değişikliği senaryolarına temkinli yaklaşıyor; çünkü bu durum Ortadoğu'da büyük çaplı bir kaosa yol açabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ile sınır komşusu olması nedeniyle bu tür istihbarat operasyonlarından doğrudan etkilenecek bir konumda. Ankara, İran'da olası bir rejim değişikliği veya iç karışıklığın güney sınırlarına sığınmacı akınına yol açmasından endişe ediyor. Ayrıca Türkiye'nin İran ile enerji ve ticaret bağları; istikrarsız bir İran, bu ilişkileri olumsuz etkileyebilir. Öte yandan İsrail'in İran iç siyasetine doğrudan müdahil olması, Ankara-Tel Aviv ilişkilerinde yeni bir gerilim unsuru yaratabilir. Türkiye'nin, bölgede artan istihbarat faaliyetlerine karşı kendi güvenlik önlemlerini sıkılaştırması ve İran'daki gelişmeleri yakından izlemesi bekleniyor.