İsrail, Hamas'ın 7 Ekim 2023'te gerçekleştirdiği ve ülkenin en kanlı günü olarak tarihe geçen saldırının üçüncü yıl dönümünü sessiz anma törenleri, Gazze Şeridi'ne düzenlenen yeni hava saldırıları ve yaklaşan seçimler öncesinde yoğun siyasi tartışmalarla andı. Başbakan Binyamin Netanyahu başkanlığındaki hükümet, bir yandan rehinelerin durumu ve savaşın geleceği konusunda artan baskıyla mücadele ederken, diğer yandan seçim kampanyasını şekillendirmeye çalışıyor.
Anma Törenleri ve Askeri Operasyonlar
Ülke genelinde saat 11:00'de sirenler çaldı ve iki dakikalık saygı duruşu yapıldı. Saldırıda hayatını kaybeden yaklaşık 1.200 kişi anıldı. Rehinelerin aileleri, hükümetin onları geri getirme çabalarını yetersiz bulduklarını belirterek Netanyahu'ya yüklendi. Öte yandan İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), Gazze'nin kuzeyinde ve Han Yunus'ta Hamas hedeflerine yönelik yeni saldırılar düzenlediğini açıkladı. Filistin sağlık yetkililerine göre son 24 saatte en az 40 kişi hayatını kaybetti. Saldırılarda sivillerin de zarar gördüğü iddiaları uluslararası kamuoyunda tepkilere yol açtı.
Siyasi Tablo ve Seçim Beklentisi
İsrail'de 1 Kasım'da yapılacak erken genel seçimler öncesi anketler, Netanyahu'nun liderliğindeki Likud partisinin sağ blok içinde avantajını koruduğunu gösteriyor. Ancak 7 Ekim saldırısının sorumluluğu ve savaşın yönetimi, seçmenin en önemli gündem maddeleri arasında. Muhalefet liderleri, hükümeti güvenlik zaafiyeti ve diplomatik izolasyonla suçluyor. Ayrıca, yargı reformu tartışmaları ve ekonomik sıkıntılar da seçim kampanyasını şekillendiriyor. Netanyahu, bir yandan İran'a karşı sert tutumunu vurgularken, diğer yandan ABD ile ilişkileri dengelemeye çalışıyor.
Uluslararası Boyut ve Bölgesel Gerilim
7 Ekim sonrası İsrail'in Gazze'ye yönelik geniş kapsamlı operasyonları, bölgesel gerilimi artırdı. Lübnan Hizbullahı ile çatışmalar zaman zaman alevlendi; İran destekli gruplar İsrail'e karşı tehditlerini sürdürüyor. ABD, İsrail'e askeri destek verirken, Avrupa ülkeleri ateşkes çağrılarını yineliyor. Birleşmiş Milletler, insani krizin derinleştiği uyarısında bulunuyor. Öte yandan, Suudi Arabistan ve diğer Körfez ülkeleriyle normalleşme görüşmeleri askıya alınmış durumda. İsrail'in uluslararası arenada artan izolasyonu, ekonomik ve diplomatik maliyetleri beraberinde getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İsrail'in Gazze saldırılarını soykırım olarak nitelendiriyor ve ateşkes için diplomatik girişimlerde bulunuyor. 7 Ekim'in yıl dönümü, Ankara'nın Filistin davasına verdiği desteği yeniden vurgulaması için bir fırsat. İsrail ile ilişkiler zaten gergin; ticaret kısıtlamaları ve karşılıklı suçlamalar devam ediyor. Seçim sonrası İsrail hükümetinin politikası, Türkiye'nin bölgesel dengelerdeki konumunu etkileyebilir. Ayrıca, Gazze'deki insani kriz ve mülteci sorunu, Türkiye'nin güvenlik ve ekonomik istikrarını dolaylı yoldan etkiliyor. Türkiye, İslam İşbirliği Teşkilatı ve BM platformlarında aktif rol alarak çözüm arayışlarını sürdürüyor.