Yemen'de devam eden iç savaş, çocukların eğitim hakkını yok etmeye devam ediyor. Son verilere göre, çatışma bölgelerinde 137 binden fazla öğrenci okula erişimini kaybetti. Yerinden edilmiş ailelerin çocukları, kamplarda ya da akrabalarının yanında hayatta kalma mücadelesi verirken, en büyük hayalleri yeniden sınıflarına dönebilmek. Ancak ülkedeki eğitim sistemi, savaşın yıktığı altyapı ve ekonomik çöküş nedeniyle her geçen gün daha da çöküyor.
Eğitimden Kopuşun Arka Planı
Yemen'de 2014'ten bu yana süren çatışmalar, ülkenin eğitim altyapısını ciddi şekilde tahrip etti. Birleşmiş Milletler verilerine göre, okul çağındaki 2 milyondan fazla çocuk eğitimden mahrum. Son raporlar, çatışma bölgelerinde 137 binden fazla öğrencinin okula gidemediğini ortaya koyuyor. Bu çocukların birçoğu, aileleriyle birlikte yerinden edilmiş durumda ve kamplarda ya da geçici barınaklarda yaşıyor. Okulların bir kısmı bombalanmış, bir kısmı ise yerinden edilmiş aileler için barınak olarak kullanılıyor. Öğretmenler aylardır maaş alamıyor; bu nedenle birçok eğitimci mesleğini bırakmak zorunda kaldı.
Yemen hükümeti ve uluslararası kuruluşlar, eğitim krizine çözüm bulmakta zorlanıyor. İnsani yardım kuruluşları, özellikle kız çocuklarının okula dönüşü için kampanyalar düzenlese de, güvenlik endişeleri ve yoksulluk nedeniyle aileler çocuklarını okula göndermekte tereddüt ediyor. Birçok çocuk, ailesine gelir sağlamak için çalışmak zorunda kalıyor. Kız çocukları için erken yaşta evlilik riski de artmış durumda.
Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), Yemen'deki eğitim krizini "dünyanın en büyük insani krizlerinden biri" olarak nitelendiriyor. UNICEF'e göre, her dört çocuktan biri okula gidemiyor. Ülkedeki ekonomik çöküş, ailelerin okul masraflarını karşılamasını imkânsız hale getirmiş durumda. Okul ücretleri, kırtasiye malzemeleri ve ulaşım giderleri, yoksul aileler için lüks haline geldi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Yemen'deki eğitim krizi, sadece insani bir trajedi değil, aynı zamanda bölgesel istikrarı da tehdit ediyor. Eğitimden mahrum kalan bir nesil, ilerleyen yıllarda radikalleşme riski taşıyor. Uzmanlar, okulsuz kalan çocukların silahlı gruplar tarafından kolayca manipüle edilebileceği uyarısında bulunuyor. Yemen'deki iç savaşta taraflar, çocukları asker olarak kullanmakla suçlanıyor. Bu durum, ülkenin geleceği için ciddi bir tehdit oluşturuyor.
Uluslararası toplum, Yemen'e yönelik insani yardımları artırmakta isteksiz. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun 2015'ten bu yana sürdürdüğü operasyonlar, ülkeyi harabeye çevirdi. Birleşmiş Milletler, Yemen için 4 milyar dolarlık insani yardım çağrısı yapmış olsa da, toplanan fonlar ihtiyacın çok altında kaldı. Kovid-19 salgını ve küresel ekonomik kriz, yardımları daha da zorlaştırdı. Yemen'deki eğitim krizi, dünya gündeminde yeterince yer bulamıyor; Ukrayna ve Gazze gibi krizler, uluslararası kamuoyunun dikkatini başka yönlere çekiyor.
Bazı yerel sivil toplum kuruluşları, kamplarda geçici okullar açarak çocuklara temel eğitim vermeye çalışıyor. Ancak bu çabalar yetersiz. Öğretmen eksikliği, ders materyali yokluğu ve güvenlik sorunları, bu girişimleri sekteye uğratıyor. Çocuklar, çadırlarda ya da açık havada ders görmeye çalışıyor. Birçoğu, okula dönüş hayalini canlı tutmaya çalışsa da, umutsuzluk hâkim.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Yemen'deki eğitim krizi, Türkiye'nin bölgesel istikrar ve insani diplomasi politikaları açısından önem taşıyor. Türkiye, Yemen'deki insani krize kayıtsız kalmayarak çeşitli yardım kuruluşları aracılığıyla bölgeye destek gönderiyor. Ancak artan mülteci sorunu ve ekonomik zorluklar, Türkiye'nin kapasitesini sınırlıyor. Yemen'de eğitimsiz kalan bir nesil, uzun vadede bölgesel güvenliği tehdit edebilir; radikal grupların istismarına açık hale gelebilir. Bu durum, Türkiye'nin güney sınırlarındaki istikrarsızlığı da derinleştirebilir. Türkiye, uluslararası toplumu Yemen'e daha fazla insani yardım yapmaya teşvik etmeli ve bölgede kalıcı barış için diplomatik çabalarını sürdürmelidir.