Yemen hükümeti, Husilerin başkent Aden'deki havalimanına düzenlediği füze saldırısında pistin vurulduğunu duyurdu. Saldırı, Kahire'den gelen bir uçağın inmesine dakikalar kala gerçekleşti. Aynı gün Suudi Arabistan güçleri, başkent Riyad yakınlarında bir füze düşürdüğünü açıkladı. Olaylar, Yemen'deki iç savaşın bölgesel güvenliği tehdit etmeye devam ettiğini gösteriyor.
Gelişmenin Arka Planı
Yemen'de 2014'ten bu yana süren iç savaşta Husiler, başkent Sanaa'yı ele geçirmiş, Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyon ise Yemen hükümetini desteklemek için askeri müdahalede bulunmuştu. Aden, uluslararası tanınmış hükümetin geçici başkenti konumunda. Husiler, zaman zaman Aden ve diğer bölgelere füze ve insansız hava aracı saldırıları düzenliyor.
Bu son saldırıda, Yemen Ulaştırma Bakanlığı'na göre, Husiler tarafından atılan füzelerden biri Aden Havalimanı'nın pistine isabet etti. Saldırı, Kahire'den gelen Yemen havayollarına ait bir uçağın iniş yapmasına dakikalar kala meydana geldi. Yetkililer, can kaybı yaşanmadığını ancak pistte hasar oluştuğunu belirtti. Uçuşlar bir süre askıya alındı.
Suudi Arabistan tarafında ise, koalisyon güçleri Riyad'a yönelik bir füze saldırısını önlediğini açıkladı. Suudi basınına göre füze, şehir merkezinin dışında bir bölgede düşürüldü. Suudi yetkililer, saldırının arkasında Husilerin olduğunu iddia etti. Bu saldırılar, Husilerin Suudi Arabistan'ın iç bölgelerine kadar ulaşabilme kapasitesini gösteriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Yemen'deki çatışma, sadece bir iç savaş olmaktan çıkmış, bölgesel bir vekalet savaşına dönüşmüş durumda. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, Yemen hükümetini desteklerken, İran, Husilere destek vermekle suçlanıyor. Bu durum, Orta Doğu'da Sünni-Şii gerilimini derinleştiriyor. Husilerin füze saldırıları, Suudi Arabistan'ın güvenlik algısını sarsıyor ve bölgedeki askeri harcamaları artırıyor.
Uluslararası toplum, Yemen'deki insani krize dikkat çekiyor. Birleşmiş Milletler'e göre, ülkede milyonlarca insan açlık ve hastalıkla mücadele ediyor. Saldırılar, insani yardımların ulaştırılmasını da zorlaştırıyor. Aden Havalimanı, kritik bir yardım koridoru işlevi görüyor; pistin vurulması, yardım uçuşlarını aksatabilir.
ABD, Suudi Arabistan'a istihbarat ve lojistik destek sağlıyor ancak son yıllarda Kongre'de Suudi politikalarına yönelik eleştiriler artmış durumda. İran ise Husilere verdiği destekle bölgedeki etkisini artırmaya çalışıyor. Bu saldırılar, İran'ın Yemen üzerinden Suudi Arabistan'ı rahatsız etme stratejisinin bir parçası olarak görülüyor.
Küresel enerji piyasaları, Basra Körfezi'ndeki istikrarsızlığa duyarlı. Suudi Arabistan, dünyanın en büyük petrol ihracatçısı ve füze saldırıları, petrol arz güvenliğini tehdit ediyor. Son saldırılar, petrol fiyatlarında dalgalanmalara yol açabilir. Ayrıca, Kızıldeniz ve Bab-el-Mendeb Boğazı'ndaki güvenlik, uluslararası deniz ticareti için hayati önem taşıyor. Husilerin saldırıları, bu bölgedeki deniz trafiğini riske atıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Yemen'deki çatışmada taraf olmamakla birlikte, bölgesel istikrarsızlıktan doğrudan etkileniyor. Suudi Arabistan ve İran arasındaki gerilim, Türkiye'nin Orta Doğu politikalarını zorlaştırıyor. Türkiye, hem Suudi Arabistan hem de İran ile ilişkilerini dengede tutmaya çalışıyor. Aden'deki saldırı, Türkiye'nin Yemen'e yönelik insani yardımlarını ve bölgedeki vatandaşlarının güvenliğini tehdit edebilir. Ayrıca, enerji fiyatlarındaki olası artış, Türkiye ekonomisi için risk oluşturuyor. Türkiye, barışçıl çözüm için diplomatik çabalarını sürdürmeli.