İspanya, Kuzey Afrika'daki özerk şehri Ceuta'ya İtalya'dan seyahat eden yolcular için sınır kontrolleri başlattı. Madrid yönetimi, Roma'nın göçmen akışına karşı aldığı önlemleri kaldırmaması halinde pazar gününden itibaren giriş denetimleri uygulayacağını daha önce duyurmuştu. İki ülke arasında kara sınırı olmamasına rağmen, tansiyon geçtiğimiz haftalarda Ceuta sınırındaki göçmen akını sonrası yükselmişti.
Gelişmenin Arka Planı
İspanya İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, İtalya'dan gelen yolculara sağlık ve kimlik kontrolleri yapıldığı doğrulandı. Bu uygulama, İtalya'nın ülkeye girişlerde uyguladığı kontrollerin devam etmesi üzerine başlatıldı. İspanya, İtalya'nın bu kontrolleri kaldırmasını talep etmişti. İtalya ise, özellikle deniz yoluyla gelen göçmenlere yönelik önlemlerin gerekli olduğunu savunuyor.
Ceuta ve Melilla, İspanya'nın Kuzey Afrika'daki iki özerk şehridir ve Avrupa Birliği'nin tek kara sınırını Fas ile paylaşırlar. Mayıs ayında binlerce Faslı, İspanya'nın Batı Sahra konusundaki tutumunu protesto etmek amacıyla sınırı yüzerek veya tırmanarak geçmeye çalışmıştı. Bu olay, İspanya ile Fas arasında diplomatik krize yol açmış, İspanya da Fas'ın sınır kontrolü konusundaki işbirliğini eleştirmişti.
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, İtalya Başbakanı Mario Draghi ile yaptığı telefon görüşmesinde, İtalya'nın uyguladığı kontrollerin Avrupa'nın serbest dolaşım ilkesine aykırı olduğunu vurguladı. İtalya ise, kontrollerin Kovid-19 salgını nedeniyle sağlık önlemleri kapsamında olduğunu, ancak göçmen akışını engellemeye yönelik olduğu iddialarını reddetti.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu anlaşmazlık, Avrupa Birliği içinde göçmen politikası konusundaki derin bölünmeleri yeniden gündeme getirdi. Özellikle Akdeniz ülkeleri, artan göç baskısıyla başa çıkmakta zorlanıyor ve diğer üye ülkelerden daha fazla dayanışma talep ediyor. İtalya, sıklıkla göçmen yükünün adaletsiz dağıldığını belirtiyor. İspanya ise, Batı Akdeniz rotası üzerinden gelen göçmen sayısının arttığına dikkat çekiyor.
Uzmanlar, bu tür sınır önlemlerinin Schengen bölgesinin işleyişini zayıflatabileceği konusunda uyarıyor. Schengen Anlaşması, üye ülkeler arasında iç sınır kontrollerinin kaldırılmasını öngörüyor; ancak bazı ülkeler, güvenlik veya sağlık gerekçeleriyle geçici kontroller uygulayabiliyor. Bu durum, hem göçmenler hem de Avrupa vatandaşları için seyahat kısıtlamalarına yol açıyor.
Avrupa Komisyonu, iki üye ülke arasındaki bu anlaşmazlığa arabuluculuk yapmaya çalışıyor. Komisyon sözcüsü, "Sınır kontrolleri konusunda üye ülkeler arasında diyaloğu teşvik ediyoruz; ortak çözümler bulunmalı" dedi. Ancak şimdilik İspanya'nın uygulamaya koyduğu kontroller, Avrupa'da sınır politikalarının giderek katılaştığı bir dönemde dikkat çeken bir örnek olarak değerlendiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Avrupa'nın göçmen politikasındaki bu gelişmeler, Türkiye'yi doğrudan etkilemese de, Türkiye'nin Avrupa ile ilişkilerinde önemli bir arka plan oluşturuyor. Türkiye, 2016 göç anlaşması kapsamında Avrupa'ya yönelik göç akışını kontrol etme konusunda kilit rol oynuyor. Avrupa ülkelerinin sınır kontrollerini artırması, Türkiye'nin mülteci yükünü artırabilir ve yeni bir kriz riski doğurabilir. Ayrıca, AB'nin ortak göç politikası oluşturmadaki zorlukları, Türkiye ile yapılan anlaşmaların önemini artırıyor. Bu nedenle, Avrupa içindeki göçmen politikası tartışmaları, Türkiye'nin AB ile müzakerelerinde ve göçmen konusundaki iş birliğinde dikkate alması gereken bir faktördür.