Avustralya'nın Melbourne kentinde görülen bir davada, IŞİD bağlantılı olduğu belirtilen 31 yaşındaki Zeinab Ahmad'ın, reşit olmayan bir kızı köle olarak tuttuğu ve bu kızın defalarca tecavüze uğramasına göz yumduğu ortaya çıktı. Perşembe günü Melbourne Sulh Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada, Ahmad'ın kefaletle serbest bırakılma talebi değerlendirildi. Savcılık, Ahmad'ın Suriye'de bulunduğu süre boyunca, 16 yaşındaki bir kızı 'hediye' olarak kabul ettiğini ve bu kızı kendi evinde çalıştırdığını, aynı zamanda başka IŞİD mensuplarının cinsel saldırılarına maruz bıraktığını iddia etti.
Davanın Arka Planı
Zeinab Ahmad, bir ay önce kölelik suçlamalarıyla tutuklanmıştı. Savcılık dosyasına göre, Ahmad, Avustralya vatandaşı olmasına rağmen 2014 yılında Suriye'ye giderek IŞİD'e katıldı. Burada, o dönemde 16 yaşında olan Ezidi bir kızı, IŞİD militanları tarafından kendisine 'hediye' edildiğini kabul etti. Mahkemede okunan iddianamede, Ahmad'ın bu kızı kendi evinde hizmetçi olarak çalıştırdığı, ayrıca kızın diğer IŞİD üyeleri tarafından düzenli olarak tecavüz edilmesine izin verdiği belirtildi. Mağdur kızın ifadesine göre, Ahmad'ın kendisine 'kölem' diye hitap ettiği ve fiziksel şiddet uyguladığı da iddia edildi. Ahmad'ın avukatı ise müvekkilinin kefaletle serbest bırakılmasını talep ederken, savcılık kaçma riski ve delilleri karartma ihtimali gerekçesiyle bu talebe karşı çıktı. Mahkeme, kefalet kararını ileri bir tarihe erteledi.
Uluslararası Hukuk ve İnsanlık Suçları
Bu dava, IŞİD'in Ezidilere yönelik soykırım ve insanlığa karşı suçlarının bir parçası olarak görülüyor. Birleşmiş Milletler, IŞİD'in Ezidi kadın ve kız çocuklarını sistematik olarak kaçırıp cinsel köle olarak kullandığını belgelemişti. Ahmad'ın yargılanması, bu tür suçların faillerinin uluslararası hukuk çerçevesinde cezalandırılması açısından önem taşıyor. Avustralya, 2022 yılında kabul ettiği yasalarla, yurtdışında işlenen kölelik ve insan ticareti suçlarını kendi mahkemelerinde yargılama yetkisine sahip oldu. Bu dava, söz konusu yasanın ilk büyük sınavlarından biri olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, Ahmad'ın suçlu bulunması halinde, IŞİD saflarında savaşan veya destek veren diğer Batılı ülke vatandaşlarının da benzer şekilde yargılanabileceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu dava, Türkiye'nin de yakından takip ettiği bir konu olan yabancı terörist savaşçılar ve insan ticaretiyle mücadele bağlamında önem taşımaktadır. Türkiye, Suriye'de IŞİD'e katılan yabancı uyruklu kişilerin yargılanması ve ülkelerine iadesi konusunda uluslararası iş birliğini sürdürmektedir. Avustralya'nın bu davayla ortaya koyduğu hukuki yaklaşım, benzer suçlarla mücadelede emsal teşkil edebilir. Türkiye'nin, özellikle sınır güvenliği ve terörle mücadele politikaları çerçevesinde, bu tür uluslararası yargılamaları desteklemesi ve kendi hukuki altyapısını güçlendirmesi beklenmektedir. Ayrıca, insan ticareti ve kölelik mağdurlarının korunması konusunda alınacak önlemler açısından da bu dava önemli dersler içermektedir.