İşgal altındaki Batı Şeria'nın El-Halil kentine bağlı İdna kasabasında sabah saatlerinde gerilim dolu anlar yaşandı. İsrail askerleri, Nebi Salih Camii'ne baskın düzenleyerek camiye saldırdı ve en az 7 Filistinliyi gözaltına aldı. Filistin resmi haber ajansı WAFA'nın aktardığına göre, gözaltına alınan kişilerin kimlikleri henüz açıklanmadı. Olay, Filistin toplumunda büyük öfkeye yol açarken, bölgede güvenlik durumunun daha da kötüleşebileceği endişesi yaratıyor.
Filistinliler cami baskınını 'işgalin yeni bir provokasyonu' olarak değerlendiriyor
Görgü tanıklarının ifadesine göre, sabah namazının ardından İsrail askerleri camiye girdi. Cami görevlileri ve mahalle sakinleri, askerlerin içerideki ibadet edenlere sert müdahalede bulunduğunu, bazı kişileri darp ettiğini ve camiye ait eşyalara zarar verdiğini belirtti. Filistin Sağlık Bakanlığı, olayda yaralananların olduğunu ancak sayı hakkında henüz net bir bilgi vermediğini duyurdu.
İsrail savunma güçleri (IDF) ise yaptığı yazılı açıklamada, bölgede 'terör faaliyetlerine karşı operasyon düzenlendiğini' ve gözaltıların 'aranan şahıslara yönelik' olduğunu savundu. Ancak Filistinli yetkililer, bu tür operasyonların uluslararası hukuku ihlal ettiğini ve sivillerin hedef alındığını ifade ediyor.
Cami baskını, 7 Ekim'den bu yana işgal altındaki Batı Şeria'da artan askeri operasyonların son halkası olarak kayıtlara geçti. Birleşmiş Milletler verilerine göre, yalnızca 2023'te Batı Şeria'da 200'den fazla Filistinli İsrail güçleri ve yerleşimciler tarafından öldürüldü. Bu yıl ise sayı giderek artıyor.
Olayın ardından bölgede protesto gösterileri düzenlendi. İdna'daki vatandaşlar, güvenlik güçleriyle taşlı çatışmalara girdi. Filistin İslami Cihad Hareketi'nden yapılan yazılı açıklamada, 'işgalcinin bu tür kutsal mekanlara yönelik saldırıları, tüm Filistin halkını birleştirecek bir savaş ilanıdır' ifadesi kullanıldı.
Uluslararası toplumdan tepkiler ve bölgesel yansımalar
Camiye yönelik saldırı, yalnızca Filistin'de değil, bölge ülkelerinde de geniş yankı uyandırdı. Ürdün Dışişleri Bakanlığı, yaptığı yazılı açıklamada, 'Kudüs ve Mescid-i Aksa başta olmak üzere tüm kutsal mekânlara yönelik ihlalleri şiddetle kınıyoruz' dedi. Mısır ise, İsrail'in provokatif eylemlerinin bölgesel bir savaşa yol açabileceği uyarısında bulundu.
Batı Şeria'daki bu son olay, İsrail'in özellikle Ramazan ayı öncesinde gerilimi artırdığı yönündeki yorumları güçlendiriyor. Uzmanlar, ibadet mekânlarının hedef alınmasının, Filistin toplumunda derin bir öfke yarattığını ve direniş hareketlerine yeni ivme kazandırabileceğini belirtiyor. Aynı zamanda, İsrail hükümetinin koalisyon ortaklarından gelen açıklamalar, Batı Şeria'da bazı bölgelerin ilhakına zemin hazırlayan bir söylemi de beraberinde getiriyor.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin konuyu görüşmesi beklenirken, insan hakları örgütleri İsrail'in uluslararası hukuktaki yükümlülüklerini hatırlattı. İsrail'in 1967'den bu yana işgal ettiği Batı Şeria'da uyguladığı askeri yönetim ve yerleşim politikaları, BM kararlarıyla defalarca kınanmıştı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasına verdiği diplomatik destekle biliniyor; bu tür olaylar, Ankara'nın bölgede daha aktif rol alma eğilimini güçlendirebilir. Türk kamuoyunda ve hükümet çevrelerinde, özellikle Ramazan ayının yaklaştığı bu dönemde kutsal mekânlara yönelik saldırılar büyük infial yaratıyor. Türkiye'nin İsrail nezdinde diplomatik girişimlerde bulunması, hem iç kamuoyunu rahatlatmak hem de bölgesel liderlik iddiasını sürdürmek açısından kritik önem taşıyor. Ayrıca, bu tür olaylar Türkiye'nin Katar ve Mısır ile birlikte yürüttüğü arabuluculuk çabalarını doğrudan etkileyebilir; zira Filistin sahasında artan şiddet, ateşkes görüşmelerinin seyrini olumsuz etkiliyor. Türkiye'nin bu tabloda hem diplomatik hem de insani yardım kanallarını harekete geçirmesi bekleniyor.