İsrail ordusu, işgal altındaki Batı Şeria'nın kuzeyinde, Ceenin (Jenin) kentinin batısında bulunan Zububa köyünde Filistinlilere ait zeytinlik alanları buldozerle sökerek yeni bir toprak gaspına imza attı. Görgü tanıklarının ifadesine göre sabah saatlerinde köye giren İsrail güçleri, onlarca yıllık zeytin ağacını kökünden sökerek araziyi tesviye etti. Olay, İsrail'in Filistin topraklarındaki yerleşimci şiddetinin ve uluslararası hukuku hiçe sayan politikalarının son örneği olarak kayıtlara geçti.
Gelişmenin Arka Planı: Zeytin Ağaçları ve Filistin Direnişi
Zububa köyü, Ceenin bölgesinde tarımsal üretimin sembolü haline gelmiş zeytinlikleriyle biliniyor. Filistinliler için zeytin ağaçları yalnızca ekonomik bir geçim kaynağı değil, aynı zamanda toprağa bağlılığın ve ulusal kimliğin de bir işareti. İsrail işgali altında geçen on yıllar boyunca yüz binlerce zeytin ağacı sökülürken, bu eylem Filistinlilerin topraklarından koparılmasının bir aracı olarak değerlendiriliyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre yalnızca 2023 yılında işgal altındaki Batı Şeria'da 2 binin üzerinde zeytin ağacı İsrail güçleri veya yerleşimciler tarafından tahrip edildi. Zububa'da yaşanan son olay, bu yılın en geniş çaplı tarım arazisi tahribatlarından biri olarak öne çıkıyor.
Köy muhtarı yaptığı açıklamada, İsrail güçlerinin bölgeye herhangi bir yasal uyarı veya mahkeme kararı olmaksızın girdiğini, ağaçların sökülmesine karşı koymaya çalışan köylülere ise göz yaşartıcı gaz ve plastik mermi ile müdahale edildiğini belirtti. Olayda yaralanan olmadığı ancak köylülerin büyük bir travma yaşadığı ifade ediliyor. İsrail ordusundan yapılan kısa yazılı açıklamada ise "güvenlik amaçlı" bir operasyon düzenlendiği savunulurken, arazinin askeri bölge ilan edildiği öne sürüldü. Filistin Tarım Bakanlığı ise sökülen ağaçların sayısının 200'ün üzerinde olduğunu ve bölgenin tarımsal üretim kapasitesinin ciddi şekilde zedelendiğini duyurdu.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Uluslararası Hukuk İhlali ve Tepkiler
İsrail'in Batı Şeria'daki bu tür eylemleri, BM Güvenlik Konseyi kararları ve Cenevre Sözleşmeleri uyarınca açık bir ihlal teşkil ediyor. Uluslararası toplum defalarca İsrail'i işgal altındaki topraklarda yerleşim faaliyetlerini durdurmaya ve Filistinlilerin mülkiyet haklarına saygı göstermeye çağırsa da, İsrail yönetimi bu çağrıları genellikle dikkate almıyor. ABD'nin yeni yönetiminin bölgeye yönelik politikalarının henüz netleşmediği bir dönemde yaşanan bu hadise, Filistin yönetimi tarafından "savaş suçu" olarak nitelendirildi. Filistin Devlet Başkanlığı sözcüsü, Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne (UCM) başvuracaklarını duyurdu.
Bölgedeki insan hakları örgütleri, Zububa'daki buldozer operasyonunun İsrail'in işgal politikalarının bir parçası olduğunu ve yerleşimci hareketinin yeni bir saldırı dalgası olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. Özellikle Ramazan ayına denk gelen bu dönemde gerilimin artmasından endişe ediliyor. Mısır ve Ürdün gibi bölge ülkeleri olayı kınarken, Avrupa Birliği de tarafları itidale çağırdı. Türkiye ise konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapmamış olsa da, Dışişleri Bakanlığı'nın Filistin topraklarındaki ihlallere karşı duyarlılığı biliniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin uzun süredir savunduğu Filistin davasına olan bağlılığını bir kez daha gündeme taşıyor. Türkiye, İsrail'in işgal altındaki topraklardaki yasa dışı faaliyetlerini defalarca kınamış ve Uluslararası Adalet Divanı'nda Filistin lehine tavır almıştır. Zububa'daki zeytin ağacı katliamı, Ankara'nın Doğu Kudüs ve Batı Şeria'daki gelişmeleri yakından takip etmesini gerektiriyor. Türk dış politikası açısından bu olay, bölgesel istikrarsızlığı artırma potansiyeli taşırken, Türkiye'nin İslam İşbirliği Teşkilatı ve Birleşmiş Milletler nezdinde Filistin'e yönelik desteğini sürdürmesi bekleniyor. Ekonomik boyutu olmasa da, bu tür eylemler Türkiye'nin Ortadoğu'daki nüfuz alanını ve diplomatik angajmanını şekillendiren unsurlardan biridir.