ABD ve İran arasında son günlerde tırmanan karşılıklı saldırılar, dünya petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği stratejik Hürmüz Boğazı'nda normale dönüş umutlarını yeniden gölgeledi. Bu gelişmelerle birlikte Brent petrolün varil fiyatı, haftanın ilk işlem gününde yüzde 1,2 artarak 85 dolara yaklaştı. Analistler, boğazın tamamen kapanması halinde petrol fiyatlarının 100 doların üzerine çıkabileceği uyarısında bulunuyor.
Karşılıklı saldırılar seyrüsefer güvenliğini tehdit ediyor
ABD Donanması'na ait savaş gemilerinin hafta sonu Basra Körfezi'nde İran Devrim Muhafızları'na bağlı hızlı saldırı botlarına müdahale etmesinin ardından Tahran yönetimi, misilleme olarak Birleşik Arap Emirlikleri açıklarında bir ticari gemiye el koydu. İran resmi haber ajansı IRNA, el konulan geminin "yasadışı şekilde İran karasularına girdiğini" öne sürerken, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) bu iddiayı yalanladı ve İran'ın uluslararası sularda seyreden gemilere yönelik tacizlerinin arttığını bildirdi. Petrol taşımacılığı şirketleri, artan güvenlik riskleri nedeniyle nakliye maliyetlerine yüzde 15-20 oranında savaş riski primi eklemeye başladı. Bu durum, küresel enflasyonla mücadele eden merkez bankaları için yeni bir baş ağrısı anlamına geliyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Enerji piyasaları alarmda
Hürmüz Boğazı, Suudi Arabistan, Irak, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar'ın petrol ihracatının yanı sıra sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) sevkiyatının büyük bölümü için hayati bir geçiş noktası. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) verilerine göre, boğazdan günde yaklaşık 20 milyon varil petrol geçiyor. 2019'da İran'ın iki tankere el koyması ve 2020'de ABD'nin İranlı general Kasım Süleymani'yi öldürmesinin ardından yaşanan gerilim artışları, bu su yolunun ne kadar kırılgan olduğunu göstermişti. Uzmanlar, mevcut durumun doğrudan bir çatışmaya dönüşme riskinin düşük olduğunu ancak İran'ın "asimetrik" taktiklerle boğazda seyrüseferi aksatmaya devam edebileceğini belirtiyor. Asya ve Avrupa'daki rafineriler, alternatif tedarik yolları bulmakta zorlanıyor; bu da özellikle Türkiye gibi enerji ithalatına bağımlı ülkeleri olumsuz etkiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, petrol ihtiyacının yaklaşık yüzde 90'ını ithal etmektedir ve bu ithalatın önemli bir kısmı Irak ve Orta Doğu ülkelerinden yapılmaktadır. Hürmüz Boğazı'ndaki bir kriz, doğrudan Türkiye'ye yönelik bir tehdit olmasa da, küresel petrol fiyatlarındaki yükseliş Türkiye'nin cari açığını ve enerji maliyetlerini artıracaktır. Ayrıca, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki enerji arama faaliyetleri ve Kafkasya-Avrupa enerji koridoru projeleri, Ortadoğu'daki istikrarsızlığın uzun vadede alternatif enerji yollarının önemini artırabileceğine işaret ediyor. Ankara'nın, bölgede tansiyonu düşürmek için diplomatik girişimlerini sürdürmesi bekleniyor.