İşgal altındaki Batı Şeria'da görev yapan bir doktor, bölgedeki sağlık sisteminin çöküş noktasına geldiğini ve hastanelerin 'ölmekte olduğunu' ifade ediyor. Middle East Eye'da yayımlanan kişisel tanıklıkta, sağlık çalışanlarının artan şiddet, kaynak yetersizliği ve siyasi baskılar nedeniyle giderek daha zor koşullarda çalıştığı vurgulanıyor. Doktor, özellikle son aylarda İsrail güçlerinin hastanelere düzenlediği baskınlar ve tıbbi malzeme akışına getirilen kısıtlamaların durumu içinden çıkılmaz hale getirdiğini belirtiyor.
Gelişmenin Arka Planı
Batı Şeria, 1967'den bu yana İsrail işgali altında. Oslo Anlaşmaları'yla kısmi özerklik kazanan Filistin Yönetimi, sağlık hizmetlerini yürütmeye çalışsa da İsrail'in kontrolü altındaki bölgelerde hareket kısıtlamaları, yol blokajları ve askeri operasyonlar nedeniyle hastanelere ulaşım büyük ölçüde engelleniyor. Özellikle 7 Ekim 2023 sonrası Gazze'de başlayan savaşın etkileri Batı Şeria'ya da sıçramış, yerleşimci şiddeti ve askeri baskınlar artmıştır. Bu durum, zaten kırılgan olan sağlık altyapısını daha da zorlamaktadır. Hastanelerde ilaç, tıbbi cihaz ve personel eksikliği had safhadadır. Doktorlar, sürekli tehdit altında çalışmakta ve birçok meslektaşı ülkeyi terk etmek zorunda kalmıştır.
Makalede yer alan doktora göre, acil servisler sürekli dolu, yoğun bakım yatakları yetersiz ve ameliyatlar sık sık erteleniyor. 'Hastanelerimiz yavaş yavaş ölüyor,' diyen doktor, uluslararası toplumun sessizliğine dikkat çekiyor ve Filistin sağlık sistemini ayakta tutmak için acil müdahale çağrısında bulunuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Batı Şeria'daki sağlık krizi, yalnızca Filistinlileri değil, bölgesel istikrarı da tehdit ediyor. Birleşmiş Milletler ve Dünya Sağlık Örgütü, defalarca sağlık hizmetlerine erişim engellerinin uluslararası insancıl hukukun ihlali olduğunu vurgulasa da somut bir ilerleme kaydedilmiyor. İsrail'in sağlık sistemini bir baskı aracı olarak kullandığı yönündeki eleştiriler giderek artıyor. Öte yandan, ABD ve Avrupa Birliği, Filistin Yönetimi'ne mali destek sağlamaya devam ediyor ancak bu destek krizin çözümünde yetersiz kalıyor. Bölgede artan gerilim, İsrail-Filistin çatışmasının derinleşmesine ve barış sürecinin tamamen tıkanmasına yol açıyor. Doktorun tanıklığı, sahadaki insani dramın boyutlarını gözler önüne seriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Filistin davasına verdiği destek bağlamında önem taşıyor. Türkiye, tarihsel olarak Filistin halkının yanında yer almış ve sağlık alanında çeşitli yardım projeleri yürütmüştür. Batı Şeria'daki sağlık krizi, Türkiye'nin bölgedeki insani yardım faaliyetlerini artırması gerektiğini gösteriyor. Ayrıca, Ankara'nın BM ve İslam İşbirliği Teşkilatı nezdinde yürüttüğü diplomasi, uluslararası toplumun dikkatini bu krize çekmek için bir fırsat sunuyor. Türkiye'nin sağlık altyapısı ve tecrübesi, Filistin yönetimine teknik destek sağlamada kullanılabilir. Öte yandan, bölgedeki istikrarsızlık, Türkiye'nin Doğu Akdeniz ve Ortadoğu politikalarını da etkileyebilecek bir faktör olarak değerlendirilmelidir.