Birleşik Krallık'ta İşçi Partisi'nin iktidara gelmesinin üzerinden geçen aylar, partinin vaatleri ile seçmen beklentilerini karşılama performansı arasındaki farkı net biçimde ortaya koyuyor. The Economist'in aylık takipçisi, hükümetin icraatını ekonomiden sağlığa, göçten eğitime kadar geniş bir yelpazede değerlendiriyor. Keir Starmer liderliğindeki hükümet, seçim zaferinin ardından iyimser bir başlangıç yapmış olsa da anketler, kamuoyunun birçok alanda hâlâ tatmin olmadığını gösteriyor.
Ekonomik performans ve beklentiler
The Economist'in verileri, İşçi Partisi hükümetinin ekonomik göstergelerde karışık bir tablo çizdiğini ortaya koyuyor. İşsizlik oranı düşük seyrederken, enflasyonun hedef seviyelere yaklaşması olumlu bir gelişme olarak kaydediliyor. Ancak ekonomik büyüme rakamları, seçmenlerin satın alma gücündeki iyileşme beklentisini henüz karşılamıyor. Özellikle konut kredisi faiz oranlarındaki yükseklik ve kamu hizmetlerindeki yetersizlik, hükümetin ekonomik yönetimine yönelik eleştirilerin odağında yer alıyor.
Sağlık hizmetleri ise takipçide en dikkat çekici gerilemeyi yaşayan alan. Ulusal Sağlık Hizmetleri'nin (NHS) randevu süreleri ve hasta memnuniyetindeki düşüş, hükümetin bu alandaki reform taahhütlerini gölgeliyor. Göç konusunda ise İşçi Partisi'nin yasa dışı göçle mücadele söylemi, seçmenin beklentisini kısmen karşılasa da, kamuoyundaki endişeler hâlâ yüksek seyrediyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Birleşik Krallık'taki siyasi gelişmeler yalnızca iç kamuoyunu değil, Avrupa ve ötesindeki dengeleri de etkiliyor. İşçi Partisi'nin Avrupa Birliği ile ilişkileri 'yeniden kurma' söylemi, ülkenin Brexit sonrası konumlanışını yumuşatma beklentisi yaratıyor. Ancak bu süreçte Avrupa Birliği'nin talepkâr tutumu ve İngiltere'nin ticaret anlaşmalarındaki arayışları henüz somut bir ilerlemeye dönüşmüş değil.
Ukrayna'ya desteğin sürmesi ve savunma harcamalarındaki artış, İşçi Partisi'nin dış politikada muhafazakâr öncelleriyle çizgilerinin örtüştüğünü gösteriyor. Ancak Orta Doğu politikasında hükümetin İsrail konusundaki tutumu, partinin içindeki ve dışındaki eleştirileri artırıyor. Bu durum, Starmer hükümetinin dış politikada eskiye göre daha zorlu bir denge arayışında olduğunu ortaya koyuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Birleşik Krallık'taki İşçi Partisi hükümetinin performansı, Türkiye için dolaylı ama önemli bir gösterge niteliğinde. Özellikle ticaret hacmi ve savunma iş birliği açısından iki ülke arasındaki ilişkiler, hükümetin istikrarından etkileniyor. Türkiye'nin Avrupa Birliği ile ilişkilerinde Brexit sonrası dengeleri gözeten İngiltere'nin, İşçi Partisi döneminde daha öngörülebilir bir çizgiye oturması, Ankara için fırsatlar barındırıyor. Ancak İngiltere'nin savunma sanayisindeki politikaları ve Doğu Akdeniz'deki adımları, Türkiye'nin güvenlik çıkarlarını da doğrudan ilgilendirdiğinden, hükümetin iç siyasi istikrarı bölgesel dengeler açısından dikkatle izlenmelidir.