İngiltere'de İşçi Partisi'nin önde gelen milletvekilleri, potansiyel başbakan adayı Andy Burnham'a, partinin uluslararası kalkınma alanındaki liderlik rolünü yeniden üstlenmesi ve milli gelirin yüzde 0,7'sini kalkınma yardımına ayırma hedefine geri dönmesi çağrısında bulundu. Eski Başbakan Gordon Brown döneminde belirlenen bu hedef, son yıllarda hükümetin bütçe kesintileri nedeniyle rafa kalkmıştı. Düşünce kuruluşları ve sivil toplum örgütleri, Birleşik Krallık'ın bu taahhüdünü yeniden canlandırmasının, küresel kalkınma ve yoksullukla mücadelede kritik öneme sahip olduğunu vurguluyor.
Gelişmenin Arka Planı
Brown hükümeti döneminde yasalaşan yüzde 0,7 hedefi, 2013 yılında David Cameron liderliğindeki koalisyon hükümeti tarafından resmi olarak kabul edilmişti. Ancak 2020 yılında Boris Johnson yönetimi, COVID-19 salgınının ekonomik etkilerini gerekçe göstererek bu hedefi yüzde 0,5'e düşürdü. İşçi Partisi içinde bu karar sert eleştirilere yol açarken, parti lideri Keir Starmer da söz konusu hedefe yeniden ulaşılması gerektiğini belirtmişti. Ancak Burnham'ın özellikle kuzey İngiltere'deki popülaritesi ve parti tabanındaki desteği, onu bu konuda baskı altında bırakan isimlerin başında geliyor.
Düşünce kuruluşu Center for Global Development'ın raporuna göre, yardım bütçesindeki kesintiler, özellikle Sahra Altı Afrika ve Güney Asya'da sağlık, eğitim ve altyapı projelerini olumsuz etkiledi. Rapor, İngiltere'nin uluslararası kalkınma alanındaki güvenilirliğini kaybettiğini ve bu durumun ülkenin küresel yumuşak gücüne zarar verdiğini savunuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İngiltere'nin kalkınma yardımı politikaları, Brexit sonrası dönemde daha da önem kazandı. Ülke, AB'den ayrıldıktan sonra küresel ticaret anlaşmaları ve diplomatik etkisini artırmak için kalkınma yardımlarını bir araç olarak kullanıyor. Burnham'ın bu hedefe dönmesi, sadece İşçi Partisi içinde değil, uluslararası arenada da bir sinyal olarak değerlendiriliyor. Özellikle iklim değişikliğiyle mücadele ve pandemi sonrası iyileşme sürecinde, gelişmekte olan ülkelere yönelik yardımların artırılması, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri'ne ulaşılması açısından kritik.
Ancak parti içindeki bazı isimler, ekonomik zorluklar ve kamu harcamalarındaki baskılar nedeniyle bu hedefe yeniden ulaşmanın zor olacağını savunuyor. Öte yandan, İngiltere'nin NATO müttefikleri ve diğer G7 ülkeleri, bu tür taahhütlerin küresel istikrar ve işbirliği açısından önemine dikkat çekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Birleşik Krallık'ın kalkınma politikalarındaki değişimin küresel yardım akışlarını etkileyebileceğini gösteriyor. Türkiye, özellikle Afrika ve Orta Doğu'da kalkınma yardımları ve insani diplomasi alanında aktif bir rol oynuyor. İngiltere'nin yardım bütçesini yeniden artırması, Ankara'nın Londra ile kalkınma ortaklıklarını genişletme fırsatı yaratabilir. Ayrıca, Suriye, Yemen gibi kriz bölgelerine yönelik yardımların sürekliliği açısından bu karar, Türkiye'nin ev sahipliği yaptığı mülteci nüfusu ve insani operasyonları dolaylı olarak etkileyebilir. Ancak henüz kesin bir politika değişikliği olmadığından, takip edilmesi gereken bir süreç.