GlobalMercek
Telegram
⚠ EDİTÖRYEL NOT

Bu platform, başta Batı medyası olmak üzere küresel ana akım haber kaynaklarını çeviri yoluyla Türk okuyucuya sunmaktadır. Amacımız bu haberlerin önemli bir bölümünün ne denli taraflı, çifte standartlı ve manipülatif olduğunu açığa çıkarmaktır. Batı medyasının kendi çıkarlarına göre şekillendirdiği bu içerikleri eleştirel bir bakışla okumanızı tavsiye ederiz.

DÜNYA GÜNDEMİ
Orta Doğu

İran ve Hizbullah'ın direnci ABD ve İsrail'i mağlup etti

✍️ GlobalMercek 📖 3 dk okuma
İran ve Hizbullah'ın direnci ABD ve İsrail'i mağlup etti
🌙
📡 Alternatif/Bölgesel Medya
Kaynak perspektifi: Bağımsız Ortadoğu Perspektifi
🌙 Bağımsız Ortadoğu Perspektifi
Çeviri Kaynağı
Middle East Eye — Bu haber, Middle East Eye'da yayımlanan haberin Türkçe çevirisidir.
Orijinal Habere Git

İran ve Lübnan merkezli Hizbullah hareketinin, yıllardır süren ABD ve İsrail baskılarına karşı gösterdiği stratejik direnç, bu iki ülkenin bölgesel hedeflerine ulaşmasını engelleyen en önemli faktör oldu. Uzmanlara göre, Tahran ve müttefiklerinin askeri kabiliyeti, siyasi örgütlenmesi ve toplumsal tabanı, ABD-İsrail ekseninin Ortadoğu'da yeni bir düzen kurma planlarını boşa çıkardı. Bu başarı, özellikle Suriye iç savaşı, Irak'taki nüfuz mücadelesi ve Yemen'deki Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyona karşı yürütülen savaşta kendini gösterdi.

Stratejik sabrın meyveleri

İran, 1979 İslam Devrimi'nden bu yana ABD ve İsrail'in bölgedeki varlığına karşı kendi nüfuz alanını genişletmek için sistematik bir strateji izledi. Bu stratejinin temel ayaklarından biri, Lübnan'da kurulan Hizbullah örgütü oldu. İsrail'in 2000 yılında Güney Lübnan'dan çekilmesi ve 2006'da Hizbullah karşısında kesin bir zafer elde edememesi, bu örgütün caydırıcılığını kanıtladı. Uzmanlar, İran'ın Suriye ve Irak'ta da benzer yöntemlerle nüfuzunu artırdığını, böylece ABD'nin bölgedeki müttefiklerine karşı bir "direniş ekseni" oluşturduğunu belirtiyor. Bu eksen, İran'ın balistik füze programı, insansız hava araçları ve siber savaş kabiliyetleriyle de destekleniyor.

ABD ve İsrail'in bu direnci kırmak için uyguladığı yaptırımlar, suikastlar ve askeri operasyonlar ise beklenen sonucu vermedi. Örneğin, ABD'nin 2018'de tek taraflı olarak nükleer anlaşmadan çekilmesi ve "azami baskı" politikası, İran ekonomisini zorlasa da rejimin çökmesine yol açmadı. Aksine, İran uranyum zenginleştirme faaliyetlerini artırarak nükleer anlaşma çerçevesinde elde ettiği kazanımları korudu. İsrail'in Suriye'de İran hedeflerine düzenlediği yüzlerce hava saldırısı da, Tahran'ın bölgedeki askeri varlığını tamamen sona erdiremedi. Hizbullah ise 2020'de üst düzey komutan Kasım Süleymani'nin ABD tarafından öldürülmesinin ardından dahi, Irak ve Suriye'deki faaliyetlerini sürdürdü.

Bölgesel ve küresel boyut

Bu gelişmeler, Ortadoğu'da çok kutuplu bir yapının ortaya çıktığını gösteriyor. ABD'nin bölgeden askeri olarak çekilme sinyalleri vermesi, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi geleneksel müttefiklerin bağımsız politikalar izlemesine yol açtı. Çin'in İran ve Suudi Arabistan arasında arabuluculuk yaparak iki ülkenin diplomatik ilişkilerini yeniden başlatması, ABD'nin bölgedeki nüfuzunun azaldığının bir başka göstergesi. Öte yandan, İsrail'in son dönemde bazı Arap ülkeleriyle normalleşme adımları (Abraham Anlaşmaları), Filistin meselesini ikinci plana atsa da, İran ve Hizbullah'ın direniş söylemi bu anlaşmalara karşı hâlâ önemli bir meydan okuma oluşturuyor. Küresel boyutta ise, İran'ın Rusya ile artan askeri iş birliği (Ukrayna savaşına insansız hava aracı tedariki gibi), Batı'nın yaptırım rejimini delme kapasitesini gösteriyor. Uzmanlar, İran'ın Çin ve Rusya ile birlikte hareket ederek ABD'nin tek kutuplu dünya düzenine karşı koyduğunu vurguluyor.

Türkiye Açısından Değerlendirme

Bu gelişme, Türkiye'nin Ortadoğu politikası açısından kritik bir döneme işaret ediyor. İran ve Hizbullah'ın direnci, Türkiye'nin bölgede dengeleyici bir aktör olarak hareket etmesini gerektiriyor. Ankara, bir yandan İran'la (Suriye, Kafkaslar, enerji) bölgesel çıkar çatışmaları yaşarken, diğer yandan ABD ve İsrail'le ilişkilerini (NATO, ticaret, istihbarat) sürdürmek zorunda. Suriye'de PKK/YPG'ye karşı yürütülen operasyonlar, İran'ın bölgedeki milis güçleriyle iş birliği yapması nedeniyle Türkiye için risk oluşturuyor. Ancak Tahran'ın ABD karşısındaki direnci, Türkiye'ye Washington'a karşı daha bağımsız bir dış politika izleme alanı da açıyor. Örneğin, Türkiye'nin S-400 hava savunma sistemi alımı ve Rusya'yla enerji iş birliği, bu bağımsızlığın somut örnekleri. Dolayısıyla İran'ın direncinin sürmesi, Türkiye'nin bölgesel güç olma hedefleriyle örtüşen bir ortam yaratıyor. Ancak bu durum, aynı zamanda Türkiye'yi İran'la çatışma riskine de sokabiliyor; özellikle Suriye'nin kuzeyinde doğrudan askeri karşılaşma olasılığı, dikkatle yönetilmesi gereken bir konu.

Etiketler:
İranHizbullahABDİsrailOrtadoğudirençjeopolitikTürkiye

İlgili Haberler

Londra'da Filistin yanlısı protestocular terörle mücadele yasasıyla gözaltına alındı
Orta Doğu

Londra'da Filistin yanlısı protestocular terörle mücadele yasasıyla gözaltına alındı

31 dk önce

Pezeşkiyan: 12 günlük savaş ulusal dayanışmanın simgesi
Orta Doğu

Pezeşkiyan: 12 günlük savaş ulusal dayanışmanın simgesi

1 sa önce

İsrail'in kuzeyine Lübnan'dan sızan 2 İHA düştü
Orta Doğu

İsrail'in kuzeyine Lübnan'dan sızan 2 İHA düştü

1 sa önce

13 Haziran 2026 Küre Basını Özeti
Orta Doğu

13 Haziran 2026 Küre Basını Özeti

1 sa önce