Basra Körfezi'ndeki Arap ülkeleri, İran'ın Hürmüz Boğazı'nda deniz trafiğini yönetme ve gemilerden gönüllü hizmet ücreti alma planına destek veriyor. İran, dünya petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği bu stratejik su yolunda Umman ile birlikte ortak bir yönetim mekanizması kurmayı öneriyor. Tahran yönetimi, bölgedeki gerginlikleri azaltmak ve deniz güvenliğini artırmak amacıyla bu planı masaya yatırdığını açıkladı. Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleri, bu girişimi bölgesel istikrarı güçlendirecek bir adım olarak değerlendiriyor.
Gelişmenin Arka Planı
Hürmüz Boğazı, dünya enerji ticaretinin kalbi olarak kabul ediliyor. Her gün yaklaşık 20 milyon varil ham petrol ve petrol ürünü bu boğazdan geçiyor. İran, uzun yıllardır boğaz üzerindeki kontrolünü artırmaya çalışıyor. Geçmişte ABD ile yaşanan gerilimlerde boğazı kapatma tehdidinde bulunan Tahran, şimdi daha diplomatik bir yaklaşımla uluslararası toplumun onayını almayı hedefliyor. İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada, Umman ile ortak bir yönetim komisyonu kurulması konusunda ciddi ilerleme kaydedildiğini söyledi. Plan, boğazdan geçen ticari gemilerden gönüllülük esasına dayalı olarak belirli bir hizmet ücreti alınmasını öngörüyor. Bu ücretin, deniz güvenliği önlemleri, çevre koruma ve acil durum müdahale sistemleri için kullanılması planlanıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Körfez ülkeleri, İran'ın bu girişimine sıcak bakıyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, konuyla ilgili olumlu mesajlar verdi. Uzmanlar, bu planın hayata geçmesi halinde bölgedeki deniz trafiğinin daha güvenli hale gelebileceğini belirtiyor. Öte yandan, ABD ve Batılı ülkeler temkinli davranıyor. Washington, İran'ın bu tür bir ücretlendirme sistemini siyasi bir baskı aracına dönüştürmesinden endişe ediyor. Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO), planın uluslararası deniz hukukuna uygunluğunun incelenmesi gerektiğini ifade etti. Boğaz'ın serbest geçiş statüsü, 1982 tarihli Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi ile güvence altına alınmış durumda. Bu nedenle, ücretlendirme düzenlemesinin tüm ülkelerin onayını alması gerekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler, Türkiye için doğrudan hayati önem taşıyor. Türkiye, enerji ihtiyacının önemli bir kısmını karşıladığı Orta Doğu ülkelerinden ham petrol ve doğal gaz ithalatında bu boğaza bağımlıdır. Boğazda yaşanacak herhangi bir aksama, Türkiye'nin enerji arz güvenliğini ciddi şekilde tehdit edebilir. İran'ın gönüllü ücret planı, BOTAŞ'ın ve Türk rafinerilerinin maliyetlerini artırabilir, bu da yurt içi enerji fiyatlarına yansıyabilir. Türkiye, bölgede istikrarın sağlanması ve deniz yollarının serbest kullanımının devamından yana. Bu nedenle Ankara'nın, planın uluslararası hukuka uygun ve herkes için kabul edilebilir bir çerçevede şekillenmesi için diplomatik girişimlerde bulunması beklenir. Ayrıca Türkiye, Kafkasya ve Orta Asya'dan gelecek enerji hatlarının çeşitlendirilmesi politikasıyla bu tür risklere karşı alternatifler geliştirmeye devam ediyor.