İran'ın üst düzey müzakerecisi Muhammed Bakır Galibaf, Amerika Birleşik Devletleri'nin İran'a yönelik deniz ablukasını 'düşman' için bir başka yenilgiye dönüştüreceklerini söyledi. Galibaf'ın pazartesi günü Telegram kanalında yayınladığı mesajda, 'Tahran, ABD'nin kurduğu deniz ablukasını düşman için bir başka yenilgiye çevirecek' ifadeleri yer aldı. İran'ın müzakere heyeti başkanı olan Galibaf, ayrıca İran'ın müzakere masasından ayrılmayacağını ancak 'maksimum baskı' politikasına karşı direneceklerini vurguladı.
ABD-İran Geriliminin Arka Planı
ABD Başkanı Donald Trump'ın 2018'de nükleer anlaşmadan çekilmesinin ardından iki ülke arasındaki gerilim tırmanmıştı. Washington, İran'ın petrol ihracatını sıfırlama hedefiyle deniz ablukası da dahil olmak üzere bir dizi yaptırım uyguluyor. İran ise bu baskılara rağmen nükleer programını ilerletiyor ve Körfez'deki deniz güvenliğini tehdit eden eylemlerde bulunuyor. Son aylarda İran destekli Husilerin Kızıldeniz'de ticari gemilere saldırıları da ablukayı delme çabası olarak değerlendiriliyor.
Galibaf'ın açıklamaları, Tahran'ın müzakereye açık görünmekle birlikte baskıya boyun eğmeyeceği mesajını veriyor. İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü de daha önce yaptığı açıklamada, 'Müzakere masasından kalkmadık, ancak tehdit ve yaptırımlarla müzakere olmaz' demişti. Bu söylem, İran'ın 'maksimum direniş' stratejisinin bir parçası olarak görülüyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'nin deniz ablukası, yalnızca İran'ı değil, bölgedeki tüm enerji ticaretini etkiliyor. Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrol tankerleri, küresel petrol arzının yaklaşık beşte birini taşıyor. İran'ın bu boğazı kapatma tehditleri, daha önce de petrol fiyatlarında dalgalanmalara yol açmıştı. Avrupa Birliği, Çin ve Hindistan gibi büyük enerji ithalatçıları, bu gerilimden endişe duyuyor.
Ayrıca, İsrail ile İran arasındaki gölge savaş da devam ediyor. İsrail, Suriye'deki İran hedeflerine saldırılar düzenlerken, İran da Yemen'deki Husiler aracılığıyla Suudi Arabistan ve BAE'yi tehdit ediyor. Bu karmaşık denklemde, Türkiye'nin izlediği politika da kritik önem taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ihtiyacının büyük bölümünü ithal eden bir ülke olarak, İran üzerindeki yaptırımlardan doğrudan etkileniyor. ABD'nin deniz ablukası, Türkiye'nin İran'dan petrol ve doğalgaz alımını zorlaştırabilir. Ayrıca, Türkiye'nin Karadeniz'deki doğalgaz keşifleri ve enerji merkezi olma hedefi, Körfez'deki istikrarsızlıktan olumsuz etkilenebilir. Diplomatik olarak, Türkiye hem ABD hem İran ile ilişkilerini dengelemeye çalışırken, gerilimin tırmanması bu dengeyi zorlaştırabilir. Bölgesel güvenlik açısından, İran'ın ablukayı delme çabaları ve ABD'nin misillemesi, Türkiye'nin güney sınırlarında yeni bir kriz dalgası yaratma potansiyeli taşıyor. Ankara, bu süreçte diplomasiyi önceleyen bir tutum sergilese de, gelişmeleri yakından izlemek zorunda.