Gazze'de İsrail güçlerinin, 10 Ekim 2023'te yürürlüğe giren ateşkesi ihlal ederek Gazze Şehri'ndeki bir eve düzenlediği saldırıda, altı kişilik bir Filistinli aile tamamen yok oldu. Filistin resmi haber ajansı Wafa'nın aktardığına göre, saldırı Salı günü şafak vakti, El-Selasin Caddesi'nde meydana geldi. Ateşkesin 1 Kasım itibarıyla hâlâ yürürlükte olmasına rağmen, İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki saldırılarını sürdürdüğü belirtiliyor. Olay, uluslararası toplumun ateşkes çağrılarına rağmen bölgede gerginliğin azalmadığını gösteriyor.
Ateşkes Altında Artan Saldırılar
Ateşkesin ilan edilmesinin ardından geçen haftalarda, İsrail güçlerinin Gazze'de çeşitli noktalara düzenlediği saldırılarda en az 27 Filistinlinin hayatını kaybettiği bildirildi. Wafa'nın haberine göre, bu saldırıların çoğu sivil yerleşim alanlarını hedef alırken, ölenler arasında kadınlar ve çocuklar da bulunuyor. Saldırıda yok olan ailenin kimlik bilgileri henüz resmi olarak açıklanmazken, bölge sakinleri, evlerinde uyuyan ailenin bombalanmasıyla büyük bir patlama meydana geldiğini, enkaz altından 6 cesedin çıkarıldığını ifade etti.
İsrail tarafından yapılan açıklamada ise, saldırının "Hamas hedeflerine" yönelik olduğu iddia edilse de, sivil kayıpların yaşandığı kabul edilmedi. Ancak yerel kaynaklar, ateşkesin imzalanmasından bu yana İsrail ordusunun en az 30 ihlal gerçekleştirdiğini, bu ihlallerin hava saldırıları ve topçu bombardımanı şeklinde olduğunu kaydetti.
Bölgesel ve Küresel Tepkiler
Bu son saldırı, uluslararası arenada geniş yankı uyandırdı. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi, ateşkes ihlallerinin insanlık suçu teşkil edebileceği uyarısında bulunurken, Avrupa Birliği Dış İlişkiler Sözcüsü, "taraflara ateşkese tam saygı gösterme çağrısı" yaptı. Arap Birliği ise saldırıyı "savaş suçu" olarak nitelendirerek, uluslararası toplumu harekete geçmeye çağırdı. Bölgedeki ateşkesin sürdürülebilirliği, taraflar arasındaki güven eksikliği ve İsrail'in askeri operasyonlarına devam etme iradesi nedeniyle belirsizliğini koruyor.
Gazze'deki insani durum ise her geçen gün kötüleşiyor. Saldırıların ardından birçok aile evlerini terk etmek zorunda kalırken, temel ihtiyaç maddelerine erişim giderek zorlaşıyor. BM, Gazze'de 2 milyondan fazla insanın insani yardıma muhtaç olduğunu ve ateşkes ihlallerinin yardım çalışmalarını da sekteye uğrattığını rapor etti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Gazze'deki bu gelişme, Türkiye'nin bölgede istikrar ve Filistin halkının hakları yönündeki politikasını doğrudan ilgilendiriyor. Türkiye, ateşkesin korunması ve sivil kayıpların önlenmesi için uluslararası platformlarda sık sık çağrı yaparken, İsrail'in saldırıları Ankara'nın tutumunu daha da sertleştirebilir. Bu durum, Türkiye-İsrail ilişkilerinde yeni bir gerginlik yaratabileceği gibi, Türkiye'nin Filistin davasına verdiği destek nedeniyle Arap kamuoyundaki itibarını da pekiştirebilir. Ayrıca, bölgede güvenlik risklerini artırması muhtemel olan bu tür olaylar, Türkiye'nin Doğu Akdeniz ve Orta Doğu'da dengeleri gözeten dış politikasının daha dikkatli bir şekilde yürütülmesini gerektiriyor.