Hindistan, İran ile olası bir savaşın ekonomik yansımalarına karşı hazırlıklarını hızlandırmış durumda. Ülke, İran'dan yaptığı ham petrol ithalatının önemli bir kısmını durdurma noktasına gelirken, enerji piyasalarındaki dalgalanma ve ticaret yollarındaki belirsizlikler, Hint ekonomisini zorluyor. Uzmanlar, Hindistan'ın GSYİH'sında yüzde 1-2'lik bir daralma yaşanabileceğini öngörüyor.
Artan petrol fiyatları ve alternatif arayışı
Hindistan, petrol ihtiyacının yaklaşık yüzde 15'ini İran'dan karşılıyordu. Savaş tehdidiyle birlikte bu oranın sıfırlanması, ülkeyi alternatif tedarikçilere yöneltti. Suudi Arabistan, Irak ve ABD'den yapılan alımlar artırılırken, Rusya'dan indirimli petrol ithalatı da devreye sokuldu. Ancak navlun maliyetleri ve sigorta primlerindeki artış, bu alternatiflerin maliyetini de yükseltiyor.
Hint hükümeti, stratejik petrol rezervlerini devreye sokarak kısa vadede arz güvenliğini sağlamaya çalışıyor. Ülkenin 39 milyon varil kapasiteli rezervlerinin şu anda yüzde 90 dolu olduğu belirtiliyor. Bunun yanında, rafinerilere verilen sübvansiyonlar ve akaryakıt fiyatlarındaki geçici indirimlerle enflasyonun kontrol altına alınması hedefleniyor.
Ticaret ve döviz kurları üzerindeki baskı
İran'a uygulanan yaptırımlar ve savaşın bölgesel ticareti sekteye uğratması, Hindistan'ın bu ülkeyle olan ticaretini de olumsuz etkiledi. İran'a yapılan ihracatta yüzde 30'luk bir düşüş yaşanırken, özellikle çay, pirinç ve ilaç sektörleri darbe aldı. Diğer yandan, Hürmüz Boğazı'ndaki olası bir kapatma, Hindistan'ın tüm petrol ithalatının yüzde 60'ını riske atıyor.
Hint rupisi, artan enerji maliyetleri ve döviz talebi nedeniyle dolar karşısında son bir ayda yüzde 3 değer kaybetti. Merkez Bankası, rezervlerini kullanarak rupiyi istikrara kavuşturmaya çalışıyor. Ancak bu durum, ithalat maliyetlerini daha da artırarak iç enflasyonu tetikliyor. Tüketici fiyat endeksi şimdiden yüzde 7'nin üzerine çıkmış durumda.
Hindistan Merkez Bankası, faiz oranlarını sabit tutarak büyümeyi desteklemeye çalışırken, aynı anda enflasyonla mücadele etmek zorunda. Uzmanlar, bu ikilemin önümüzdeki aylarda daha da derinleşebileceğini belirtiyor. Kredi notu kuruluşları, Hindistan'ın kredi notunda indirim yapılabileceği uyarısında bulundu.
Öte yandan, Hindistan'ın teknoloji girişimleri de bu krizden nasibini alıyor. Sanal gerçeklik hamamböcekleri üreten bir start-up'ın, gerçek dünya şartlarında ürünlerinin tutunup tutunamayacağı merak konusu. Şirket, savaş ortamında artan belirsizliğin yatırımcı güvenini sarstığını ve yeni fon bulmakta zorlandıklarını açıkladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran savaşının ekonomik etkileri, Türkiye için de doğrudan hissedilecektir. Türkiye, enerji ihtiyacının önemli bir bölümünü İran ve Orta Doğu'dan karşılamaktadır. Petrol fiyatlarındaki artış, cari açığı büyütecek ve enflasyonu körükleyebilir. Ayrıca, Türkiye ile İran arasındaki ticaret hacmi (2024'te yaklaşık 10 milyar dolar) ciddi şekilde düşebilir. Hindistan'ın alternatif tedarikçilere yönelmesi, küresel enerji piyasasında rekabeti artıracak ve Türkiye'nin maliyetlerini yükseltecektir. Türkiye, bu dönemde enerji verimliliği ve yerli kaynaklarına yatırım yaparak kırılganlığını azaltabilir.