Çin ekonomisi, Mayıs ayında beklenmedik bir yavaşlama sinyali verdi. Perakende satışlar, üç yıldan uzun bir süredir ilk kez gerileyerek yüzde 0,8 düşüş gösterdi. Aynı dönemde sabit kıymet yatırımlarındaki daralma da derinleşti. Resmi verilere göre, Ocak-Mayıs döneminde sabit yatırım yıllık bazda yalnızca yüzde 2,1 arttı; bu oran Nisan ayındaki yüzde 3,2'lik artışın oldukça altında kaldı. Sanayi üretimi ise yıllık yüzde 4,5 artış kaydetti ancak bu da piyasa beklentilerinin gerisinde kaldı. Çin Ulusal İstatistik Bürosu'nun açıkladığı veriler, dünyanın ikinci büyük ekonomisinde toparlanmanın beklenenden daha kırılgan olduğunu ortaya koyuyor.
Perakende ve yatırım kanadındaki kırılganlık
Perakende satışlardaki düşüş, Çinli tüketicilerin harcama konusunda temkinli davrandığını gösteriyor. Mayıs ayında gıda, giyim ve elektronik gibi temel kategorilerde satışlar gerilerken, otomobil satışları da yüzde 2,1 düştü. Bu durum, hane halkı gelirlerindeki yavaşlama ve emlak piyasasındaki belirsizliklerle ilişkilendiriliyor. Konut fiyatlarındaki düşüş eğilimi sürerken, yeni ev satışları Mayıs'ta yüzde 16 azaldı. Emlak sektörü, Çin ekonomisinin yaklaşık dörtte birini oluşturuyor ve sektördeki daralma istihdam, yatırım ve tüketici güveni üzerinde baskı yaratmaya devam ediyor.
Sabit yatırımlardaki zayıflık ise özellikle altyapı ve imalat sektörlerinde hissediliyor. Devlet teşviklerine rağmen özel sektör yatırımları beklenen ivmeyi yakalayamadı. Çin hükümeti, yılın başında yüzde 5 büyüme hedefi koymuştu ancak Mayıs verileri bu hedefe ulaşmanın zorlaştığını gösteriyor. Uluslararası Para Fonu (IMF) Nisan ayında Çin için 2024 büyüme tahminini yüzde 5,2'den yüzde 5,0'a indirmişti.
Küresel etkileri
Çin ekonomisindeki yavaşlama, küresel tedarik zincirlerini ve emtia fiyatlarını doğrudan etkiliyor. Çin'in ithalatı Mayıs'ta yıllık bazda yüzde 1,8 gerilerken, ihracatı yüzde 4,6 arttı. Bu durum, iç talepteki zayıflığa rağmen üretimin dış pazarlara yöneldiğini gösteriyor. Ancak ABD ve Avrupa Birliği'nin Çin'e yönelik ticaret kısıtlamaları, ihracatın sürdürülebilirliğini tehdit ediyor. Özellikle elektrikli araçlar, güneş panelleri ve yarı iletkenler gibi ileri teknoloji ürünlerinde Çin'in karşılaştığı gümrük tarifeleri ve yaptırımlar, üretim fazlasını diğer pazarlara yönlendirme çabalarını zorlaştırıyor. Dünya Bankası, Çin'deki büyüme yavaşlamasının gelişmekte olan ülkeler için olumsuz sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Çin ekonomisindeki yavaşlama, Türkiye için doğrudan bir ticaret kanalından ziyade dolaylı olarak önem taşıyor. Türkiye'nin Çin'e ihracatı toplam ihracatının yüzde 2'si civarında olduğu için Çin'deki talep daralmasının Türkiye'ye yansıması sınırlı olabilir. Ancak Çin'in yavaşlaması, küresel büyümeyi ve emtia fiyatlarını aşağı çekerek Türkiye gibi ithalatçı ülkelerin cari açığını olumlu etkileyebilir. Özellikle petrol, bakır ve çelik fiyatlarındaki düşüş, Türkiye'nin enerji ve hammadde maliyetlerini azaltabilir. Diğer yandan, Çin'den gelen ucuz ürünlerin Türk pazarına yönelmesi, yerli üreticiler üzerinde baskı oluşturabilir. Türkiye, Çin ile ticaretinde açık verdiği için bu dengeler yakından izlenmelidir.