ABD, 28 Şubat'ta İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına katılarak bazı hedefler belirlediğini açıkladı. 10 askeri uzman, bu operasyonun sonucunu ve savaşın kazananını analiz etti. Uzmanlara göre, ABD'nin öncelikli hedefleri arasında İran'ın nükleer programını durdurmak, bölgedeki vekil güçlerini zayıflatmak ve İsrail'in güvenliğini sağlamaktı. Ancak her uzmanın farklı bir perspektifi var. Kimisi İran'ın stratejik sabrını vurgularken, kimisi ABD'nin askeri üstünlüğünü ön plana çıkarıyor. Bu gelişme, Ortadoğu'da yeni bir güç dengesi yaratabilir.
Operasyonun Hedefleri ve Sonuçları
ABD yönetimi, İran'a yönelik saldırıların hedeflerini üç ana başlıkta topladı: İran'ın nükleer tesislerinin vurulması, Devrim Muhafızları'na ait askeri altyapının imhası ve bölgedeki vekil güçlerin lojistik hatlarının kesilmesi. Uzmanlardan Dr. James Miller, operasyonun İran'ın uranyum zenginleştirme kapasitesini en az iki yıl gerilettiğini belirtiyor. Ancak Tahran yönetimi, saldırılara rağmen nükleer müzakerelerde masadan kalkmadı. Ayrıca İran, Husi milislerine yaptığı sevkiyatları durdurmayarak ABD baskısına direndiğini gösterdi. Bu durum, savaşın net bir galibi olmadığı yorumlarına yol açıyor.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Operasyonun ardından Körfez ülkelerinden karmaşık tepkiler geldi. Suudi Arabistan, ABD'yi dolaylı olarak desteklerken Katar, Yemen'deki insani krize dikkat çekti. İsrail'de ise hükümet operasyonu zafer olarak nitelendirse de, güvenlik uzmanları İran'ın misilleme kapasitesine vurgu yapıyor. İran'ın Suriye ve Irak'taki vekil güçleri aracılığıyla İsrail hedeflerine saldırılar düzenlemesi, çatışmanın bölgesel bir savaşa dönüşme riskini artırıyor. Küresel olarak petrol fiyatları yükseldi; ABD ise Çin ve Rusya'nın İran'a verdiği desteği yakından izliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ve İsrail arasındaki bu çatışmada taraf olmamakla birlikte, gelişmeleri endişeyle takip ediyor. İran'ın zayıflaması, Türkiye'nin Kuzey Irak'taki PKK hedeflerine yönelik operasyonlarında İran'ın rolünü ve sınır güvenliğini etkileyebilir. Ayrıca operasyon, Türkiye'nin enerji ithalatının önemli bir kısmını oluşturan İran doğalgazını riske atabilir. Bölgesel dengelerin değişmesi, Türkiye'nin Katar ve Rusya ile olan ilişkilerini de yeniden şekillendirebilir.