Filistin'in Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Riyad Mansur, Güvenlik Konseyi'nde yaptığı konuşmada Gazze'deki insani felaketin sona erdirilmesi için acil ve somut adımlar atılması çağrısında bulundu. Mansur, “Gazze'deki Filistinliler yeterince bekledi, çok fazla acı çekti ve artık daha fazla beklemeleri istenemez” ifadelerini kullandı. Büyükelçi, uluslararası toplumun sessizliğinin ve eylemsizliğinin Gazze'deki dramı derinleştirdiğine dikkat çekti. Mansur'un konuşması, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarının dördüncü haftasına girilirken, BM Genel Kurulu'nun insani ateşkes kararının ardından geldi.
Gazze'de İnsani Durum Alarm Veriyor
BM'ye göre, Gazze'de 2,3 milyon insanın temel ihtiyaçlarına erişimi neredeyse tamamen kesilmiş durumda. Su, gıda, elektrik ve yakıt sıkıntısı giderek derinleşiyor. Hastaneler yaralılarla dolup taşarken, tıbbi malzeme ve ilaç eksikliği nedeniyle çok sayıda yaralı tedavi edilemiyor. BM Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) yetkilileri, bölgedeki insani krizin “kıyamet benzeri” bir boyuta ulaştığını belirtiyor. Çatışmaların başlamasından bu yana binden fazla kişi hayatını kaybetti, yaralı sayısı ise 10 bini aştı.
Mansur, Güvenlik Konseyi'ne hitaben yaptığı konuşmada, “Gazze'de çocuklar susuzluktan ölüyor, anneler doğacak çocuklarına süt bulamıyor. Bu bir insanlık dramıdır ve bu dramın sorumluluğu uluslararası toplumun omuzlarındadır” dedi. Büyükelçi, ateşkes için verilen tüm çağrılara rağmen İsrail'in saldırılarını sürdürdüğünü ve bu durumun bölgesel bir savaşa yol açabileceği uyarısında bulundu.
BM Güvenlik Konseyi'nde Siyasi Çıkmaz
BM Güvenlik Konseyi, şu ana kadar Gazze'de ateşkes çağrısı yapan bir kararı kabul edemedi. ABD, Rusya'nın önerdiği insani ateşkes kararını vetolarken, Brezilya'nın sunduğu daha ılımlı bir metin de ABD'nin çekimser kalması nedeniyle kabul edilmedi. Son olarak Birleşik Arap Emirlikleri'nin hazırladığı ve insani yardımların engelsiz geçişini talep eden karar taslağı üzerinde müzakereler devam ediyor. Batılı diplomatlar, Konsey'de anlaşmazlığın sürdüğünü, ancak insani krizin boyutlarının tüm üyeleri harekete geçmeye zorladığını belirtiyor.
Mansur, Konsey'in bir an önce karar alması gerektiğini vurgulayarak, “Eğer BM Güvenlik Konseyi harekete geçmezse, insanlık vicdanı ağır bir yük altında kalacak. Bu sadece Filistinlilerin değil, tüm insanlığın sınavıdır” dedi. Büyükelçi ayrıca, ateşkes sağlanana kadar yardımların bölgeye ulaştırılmasının zor olduğunu, çünkü saldırıların devam ettiğini kaydetti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Gazze'deki insani kriz, Türkiye'nin bölgesel politikası açısından kritik bir dönemeçte yaşanıyor. Ankara, Filistin davasına verdiği tarihsel destek ve İsrail ile son yıllarda normalleşen ilişkileri arasında denge kurmaya çalışıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sert söylemlerine karşın, Türkiye'nin arabulucu rolü oynama çabaları krizin derinleşmesiyle daha da önem kazandı. Ekonomik boyut da göz ardı edilemez: Krizin büyümesi, Doğu Akdeniz'deki enerji projelerini ve ticaret rotalarını etkileyebileceği gibi, Türkiye'nin insani yardım ulaştırma kapasitesi de test ediliyor. Ayrıca, iç kamuoyundaki Filistin yanlısı duyarlılık, hükümetin daha aktif bir politika izlemesi yönünde baskı oluşturuyor. Bu nedenle Gazze krizi, Türk dış politikasının hem bölgesel nüfuz hem de iç siyaset açısından hassas bir sınavı niteliğinde.