İran'daki askeri gerilimler küresel gübre piyasasını altüst ederken, ABD'nin Nebraska eyaletinde 2 bin 100 dönüm mısır ve soya fasulyesi ekimi yapan Preston Arrington en büyük zorluklardan biriyle karşı karşıya: gübre fiyatlarındaki patlama. 'Yanlış tahmin edersem çiftliğimi kaybederim' diyen Arrington, Rusya'nın Ukrayna savaşıyla başlayan fiyat artışlarının İran çatışmasıyla katlanarak devam ettiğini belirtiyor. Arrington, geçen yıla kıyasla gübre maliyetlerinin yüzde 40-50 oranında arttığını ve bu durumun ekim kararlarını doğrudan etkilediğini söylüyor.
Gübre fiyatlarındaki sıçramanın arka planı
İran'ın İsrail'e yönelik saldırıları ve ardından ABD ile müttefiklerinin bölgede artan askeri varlığı, enerji fiyatlarıyla birlikte gübre maliyetlerini de yukarı çekti. Doğal gaz, azotlu gübre üretiminin temel girdisi olduğu için enerji piyasalarındaki her dalgalanma gübre fiyatlarına doğrudan yansıyor. İran, dünyanın en büyük doğal gaz rezervlerine sahip ülkelerinden biri ve bölgedeki istikrarsızlık, gaz tedarik zincirlerini tehdit ediyor.
Öte yandan, Rusya ve Belarus'a uygulanan yaptırımlar da potas ve fosfat gibi temel gübre bileşenlerinin arzını kısıtlamıştı. İran krizi bu darboğaza tuz biber ekerken, ABD'li çiftçiler hem gübre miktarını hem de çeşidini yeniden hesaplamak zorunda kalıyor. Arrington gibi birçok çiftçi, yüksek maliyetler nedeniyle daha az gübre kullanmayı veya daha ucuz alternatiflere yönelmeyi düşünüyor. Ancak bu tercihler verim kaybına yol açabileceği için riskli.
Bölgesel ve küresel boyut
Gübre fiyatlarındaki artış sadece ABD'yi değil, aynı zamanda gelişmekte olan ülkeleri de vuruyor. Mısır, Hindistan ve Brezilya gibi büyük tarım üreticileri, yüksek gübre fiyatları nedeniyle ekim alanlarını daraltma veya daha az verimli gübre kullanma riskiyle karşı karşıya. Bu durum, küresel gıda fiyatlarını daha da yukarı çekebilir. Uzmanlar, İran'daki gerilimin devam etmesi halinde 2024 yılında gübre fiyatlarının 2022 seviyelerini aşabileceğini öngörüyor.
Bu kriz aynı zamanda çiftçilerin karar alma süreçlerinde jeopolitik faktörlerin ne kadar belirleyici hale geldiğini gösteriyor. Arrington, 'Bir yıl önce gübreyi ne zaman ve hangi fiyattan alacağıma karar vermek yeterince zordu. Şimdi bir de İran'da neler olacağını tahmin etmek zorundayım' diyerek durumun vahametini özetliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, gübre ihtiyacının büyük bir kısmını ithal ettiği için küresel fiyat artışlarından doğrudan etkileniyor. Üstelik Türkiye'nin en büyük tedarikçilerinden Rusya ve İran'ın her ikisi de jeopolitik krizlerin odağında. Bu durum, Türk çiftçisinin girdi maliyetlerini daha da artıracak ve gıda enflasyonunu tetikleyecektir. Türkiye'nin tarım politikasında yerli gübre üretimini ve alternatif hammadde kaynaklarını acilen geliştirmesi gerekiyor. Aksi halde, İran'daki her gerilim Türkiye'deki gıda fiyatlarına doğrudan yansıyacaktır.