İran’da süregelen çatışma, Asya ülkeleri birliği ASEAN’ın iddialı yenilenebilir enerji hedeflerini tam anlamıyla raydan çıkarmasa da, bölgenin dış enerji şoklarına ne kadar savunmasız olduğunu gösterdi. Savaş, hükümetlerin kriz anında enerji güvenliğini yeşil dönüşüme tercih ederek, kömür ve doğal gaz gibi fosil yakıtlara hızla geri dönebildiğini ortaya koydu.
Gelişmenin arka planı
ASEAN ülkeleri, 2015’teki Paris Anlaşması’na bağlı olarak 2025’e kadar yenilenebilir enerji payını %23’e çıkarma hedefi belirlemişti. Ancak İran’daki savaş, petrol fiyatlarında dalgalanmalara ve doğal gaz arzında kesintilere yol açtı. Özellikle LNG ithalatına bağımlı olan ülkeler (Vietnam, Filipinler, Tayland) acil enerji ihtiyacını karşılamak için kömür santrallerini yeniden devreye soktu. Enerji Ekonomisi ve Finansal Analiz Enstitüsü’nün verilerine göre, 2023-2024 arasında ASEAN bölgesinde kömür tüketimi %12 arttı. Aynı dönemde yenilenebilir enerji yatırımları %8 oranında azaldı.
Çatışma, İran’ın Basra Körfezi’ndeki enerji tesislerini vurmasıyla küresel petrol arzının %3’ünü tehdit eder hale geldi. Singapur ve Malezya gibi rafineri merkezleri, karmaşık tedarik zincirleri nedeniyle doğrudan etkilendi. Bu durum, Asya Kalkınma Bankası’nı bölge için bir enerji güvenliği fonu oluşturmaya itti. Ancak fonun büyüklüğü (10 milyar dolar) sadece kısa vadeli acil durumları karşılamaya yetiyor.
Bölgesel veya küresel boyut
ASEAN’ın enerji dönüşümü üzerindeki bu gerilim, Asya-Pasifik’teki yeşil enerji girişimlerinin kırılganlığını gösteriyor. Örneğin Endonezya, kömürden çıkış planını erteledi ve yeni kömür santralleri için lisans verdi. Bu, küresel karbon emisyon hedefleri için kötü bir haber; çünkü ASEAN ülkeleri dünya karbon emisyonlarının %8’inden sorumlu. Uzmanlar, savaş olmasaydı bile bölgenin 2025 hedefini tutturamayacağını, ancak savaşın enerji güvenliği-iklim dengesini daha da bozduğunu belirtiyor. Uluslararası Enerji Ajansı’na göre, ASEAN’ın yenilenebilir enerji kapasitesi 2024’te 65 GW’a ulaştı, oysa hedef 85 GW idi.
Bu gelişmeler, AB’nin Yeşil Mutabakat’ını da etkiliyor; çünkü AB, Asya’daki karbon yoğun üretimden ithalat yapıyor. Çin ise İran savaşını fırsata çevirerek ASEAN’a daha ucuz doğal gaz satmaya başladı, ancak bu gazın büyük kısmı fracking yoluyla çıkarılmış ve çevresel açıdan tartışmalı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerjide dışa bağımlı bir ülke olarak ASEAN’ın bu deneyiminden önemli dersler çıkarabilir. İran savaşı, enerji arz güvenliğinin kriz anlarında yeşil dönüşümün önüne geçebildiğini göstermiştir. Türkiye’nin doğal gaz depolama kapasitesini artırma ve yenilenebilir enerji kaynaklarını çeşitlendirme çabaları, bu tür dış şoklara karşı dayanıklılığı artırabilir. Ayrıca, Türkiye’nin Karadeniz’deki doğal gaz keşifleri ve nükleer enerji projeleri, enerji bağımsızlığı yolunda kritik adımlardır. Bölgesel olarak, Türkiye’nin enerji köprüsü rolü, ASEAN ülkeleriyle işbirliği yaparak alternatif tedarik rotaları oluşturmasına olanak tanıyabilir. Ancak, bu tür küresel krizlerin Türkiye’nin enerji maliyetlerini artırarak cari açığı büyütme riski bulunmaktadır.