ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Çarşamba günü yaptığı açıklamada, Türkiye’nin 2019 yılında Rusya’dan satın aldığı S-400 hava savunma sistemleri nedeniyle F-35 savaş uçaklarına erişiminin yeniden değerlendirildiğini belirtti. Bu açıklama, Ankara ile Washington arasında uzun süredir devam eden bir anlaşmazlığın giderilmesi yolunda önemli bir adım olarak yorumlandı. Vance, “Pete ve ekip, Türkiye’nin F-35’lere nasıl kavuşabileceğine dair bir inceleme yürütüyor,” ifadelerini kullandı. Ancak sürecin sonucunun ne zaman açıklanacağına dair net bir tarih vermedi.
Gelişmenin arka planı
Türkiye, 2002 yılından bu yana F-35 programının ortağı konumundaydı ve 100’den fazla uçak siparişi vermişti. Ancak 2019 yılında Rus yapımı S-400 sistemlerini teslim almasının ardından ABD, Türkiye’yi programdan çıkardı ve mevcut uçakların sevkiyatını durdurdu. ABD yönetimi, S-400’lerin NATO sistemleriyle uyumsuz olduğunu ve F-35’lerin gizlilik yeteneklerini tehlikeye atabileceğini savunuyordu.
Ankara ise bu kararı “haksız” olarak nitelendirerek, Rusya’ya alternatif bir tedarikçi bulma ihtiyacından dolayı S-400’leri satın aldığını belirtti. Türk yetkililer, F-35’lerin teslimatının yeniden başlatılması için diplomatik temasları sürdürüyor. Vance’in açıklaması, özellikle Savunma Bakanı Pete Hegseth’in rolünü vurgulayarak, savunma bakanlığının bu konuda aktif bir çalışma yürüttüğünü gösteriyor.
Uzmanlar, bu incelemenin ABD’nin Türkiye ile ilişkilerini normalleştirme çabasının bir parçası olabileceğini belirtiyor. Biden yönetimi döneminde gergin olan ikili ilişkiler, Trump’ın yeniden başkan seçilmesiyle birlikte farklı bir boyut kazandı. Vance’in açıklaması, Ankara’nın uzun süredir beklediği bir adım olarak değerlendiriliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
F-35 meselesi, yalnızca ikili ilişkilerle sınırlı kalmıyor; NATO’nun güvenlik mimarisi ve Doğu Akdeniz’deki dengeleri de doğrudan etkiliyor. Türkiye’nin F-35’lere sahip olması, özellikle Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile olan gerilimde önemli bir askeri avantaj sağlayabilir. Ancak ABD’nin bu konuda atacağı adımlar, müttefikler arasında da yankı uyandıracak.
Rusya ise Türkiye’nin F-35’e dönüş ihtimalini yakından takip ediyor. Moskova, Ankara’nın S-400’leri muhafaza etmesi koşuluyla F-35’e geçişinin teknik olarak mümkün olmadığını savunuyor. ABD’nin Türkiye’ye F-35 satışını onaylaması halinde, S-400’lerin depolanması veya iadesi gibi seçenekler gündeme gelebilir.
Bölgesel olarak, bu gelişme İsrail ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelerin de dikkatini çekiyor. İsrail, daha önce Türkiye’nin F-35 almasına karşı çıkmıştı. Ancak son dönemde normalleşme adımları, bu endişeleri hafifletebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türk dış politikası açısından kritik bir dönüm noktası olabilir. F-35’lerin teslimatı, savunma sanayiinde dışa bağımlılığı azaltma hedefiyle çelişse de, kısa vadede hava kuvvetlerinin modernizasyonu için hayati önem taşıyor. S-400 krizi nedeniyle ABD ile yaşanan gerilim, Türkiye’yi Rusya ve Çin’e yöneltmişti; bu adım Ankara’nın Batı ile ilişkilerini yeniden dengeleme çabası olarak okunabilir. Ancak S-400’lerin akıbeti belirsizliğini koruyor; ABD’nin olası şartları, Türkiye’nin egemenlik kararlarını sınırlayabilir. Ekonomik açıdan, F-35 programına geri dönüş, Türk savunma sanayiine istihdam ve teknoloji transferi sağlayabilir. Yine de sürecin uzun vadeli sonuçları, Ankara’nın çok yönlü dış politika stratejisi üzerinde belirleyici olacak.