İran, 1 Ekim 2024 gecesi İsrail’e karşı beklenmedik bir saldırı dalgası başlattı. İlk belirlemelere göre hava savunma sistemlerini hedef alan füzeler ve insansız hava araçları kullanıldı. Saldırı, İsrail istihbaratını şaşırtırken, Tel Aviv yönetimi olayı ‘stratejik bir gerileme’ olarak değerlendiriyor. Orta Doğu’da tansiyon kritik seviyeye yükseldi.
Gelişmenin arka planı: İran-İsrail geriliminde yeni sayfa
İran ve İsrail arasındaki düşmanlık on yıllardır sürüyor, ancak son saldırı doğrudan çatışma eşiğini aşan ilk büyük çaplı eylem oldu. İran Devrim Muhafızları, saldırının İsrail’in Suriye’deki İran hedeflerine yönelik son hava saldırılarına misilleme olduğunu açıkladı. İsrail ise İran’ın nükleer programını durdurmak için gizli operasyonlar yürütmekle suçlanıyor.
Saldırıda kullanılan silahların hassasiyeti ve koordinasyonu, İran’ın askeri kapasitesinin geliştiğini gösteriyor. Uzmanlara göre İran, Hizbullah ve Hamas gibi vekil güçler yerine doğrudan angajmanı tercih ederek caydırıcılık arayışında.
Bölgesel ve küresel boyut: ABD ve NATO’dan tepki
ABD Başkanı Joe Biden, İsrail’e ‘sarsılmaz destek’ mesajı verirken, bölgeye ek askeri varlık gönderilmesi talimatı verdi. NATO ise itidal çağrısı yaptı, ancak üye ülkeler tansiyonun daha da yükselmesinden endişe ediyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri, çatışmanın petrol fiyatlarını etkileyebileceği uyarısında bulundu.
İran’ın hamlesi, İsrail’in Gazze’deki operasyonlarına ve Batı Şeria’daki yerleşim politikalarına karşı bölgesel tepkilerin arttığı bir dönemde geldi. Çin ve Rusya, taraflara itidal çağrısı yaparken, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi olağanüstü toplanmaya hazırlanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ve İsrail arasında bir denge politikası izliyor. Bu saldırılar, Doğu Akdeniz ve Suriye’deki enerji hatlarını tehdit edebilir. Türkiye, İran ile sınır güvenliği ve enerji iş birliği konularında ilişkilerini sürdürürken, İsrail ile de savunma sanayii ve ticaret alanında bağları var. Çatışmanın tırmanması, Türkiye’nin bölgedeki arabuluculuk rolünü zorlayabilir ve NATO içindeki konumunu yeniden değerlendirmesini gerektirebilir. Ekonomik etkiler arasında enerji fiyatlarındaki olası artış, Türkiye’nin cari açığı üzerinde baskı yaratabilir.