İran parlamentosu, Pazar günü yapılan oturumda, İslam Cumhuriyeti'ne düşman olarak nitelendirilen medya kuruluşlarıyla röportaj ve diğer iletişim biçimlerini suç sayan bir yasa tasarısını onayladı. Şark gazetesinin haberine göre, bu kapsamda ABD veya İsrail menşeli ya da bu ülkeler tarafından finanse edilen medya organlarıyla yapılan görüşmeler yasaklanıyor. Yasa, Tahran yönetiminin uluslararası alanda artan baskı altında olduğu bir dönemde, içeride muhalif sesleri ve yabancı etkileşimi sınırlama amacı taşıyor.
Yasanın kapsamı ve cezai yaptırımlar
Yeni düzenlemeye göre, İran vatandaşlarının 'düşmanca' olarak tanımlanan medya kuruluşlarıyla röportaj yapması, bilgi paylaşması veya herhangi bir iletişim kurması suç teşkil edecek. Bu medya organları arasında açıkça ABD ve İsrail devlet medyası ile bu ülkelerin fon sağladığı yayıncılar yer alıyor. Tasarı, ayrıca İran'ın ulusal güvenliğine zarar verebilecek içeriklerin üretimini de kapsayacak şekilde genişletilmiş durumda.
Kanunun yürürlüğe girmesi için Anayasayı Koruyucular Konseyi'nin onayı gerekiyor. Konsey, daha önce benzer tasarıları anayasaya aykırılık gerekçesiyle reddetmişti. Ancak uzmanlar, mevcut siyasi iklimde bu kez onayın gelme ihtimalinin yüksek olduğunu belirtiyor. Yasa kapsamında suçlu bulunanlara iki yıla kadar hapis cezası öngörülüyor.
Bölgesel ve küresel boyut
İran'ın bu adımı, ülkedeki medya ortamına yönelik baskıların arttığı bir döneme denk geliyor. Son yıllarda İran'da gazetecilere yönelik tutuklamalar ve sosyal medya kısıtlamaları sık sık gündeme geliyordu. Bu yasa, özellikle yurt dışındaki Farsça yayın yapan medya kuruluşlarıyla bağlantılı gazetecilere karşı bir korku ortamı oluşturabilir. BBC Farsça ve VOA Farsça gibi kuruluşlar, İran yönetiminin hedefinde olan medya arasında.
Uzmanlar, yasanın uluslararası ifade özgürlüğü normlarıyla çeliştiğini ve Batılı ülkelerle ilişkileri daha da germe riski taşıdığını vurguluyor. ABD ve İsrail'in yanı sıra Avrupa ülkeleri de İran'ın bu tür uygulamalarını eleştirme eğiliminde. Yasa, nükleer müzakerelerin yeniden başlamasına ilişkin belirsizliklerin sürdüğü bir dönemde, Tahran'ın dış dünyayla olan iletişim kanallarını daraltma çabası olarak da yorumlanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran'ın bu yasası, Türkiye'nin komşusu olan İran'daki gelişmelerin bölgesel yansımalarını yakından takip etmesini gerektiriyor. Türkiye, İran ile sınır komşusu olması nedeniyle İran'daki siyasi istikrar ve toplumsal dinamiklerden doğrudan etkilenebilir. Bu tür baskıcı uygulamalar, İran'dan Türkiye'ye yönelik göç hareketlerini artırabilir ve sınır güvenliği üzerinde risk oluşturabilir. Ayrıca, bu durumun İran'ın uluslararası alanda daha da izole olmasına yol açması, bölgedeki güç dengelerini değiştirebilir. Türkiye, İran ile diyalog kanallarını açık tutmayı sürdürürken, bu tür politikaların komşuluk ilişkilerine olumsuz yansımaması için diplomatik hassasiyet göstermesi önem taşıyor.