Hamas'tan üst düzey bir heyet, Pazar günü Kahire'ye gelerek Mısır istihbarat şefi Hassan Rashad ile bir araya geldi ve Gazze ateşkes anlaşmasının uygulanmasını ele aldı. Mısır medyasında yer alan haberlere göre, görüşmede ateşkesin tam olarak hayata geçirilmesi için atılacak adımlar, insani yardımların bölgeye ulaştırılması ve esir takası sürecinin ilerletilmesi konuları masaya yatırıldı. Hamas'ın siyasi büro üyelerinden oluşan heyetin, Mısırlı yetkililerle yaptığı görüşmede, İsrail'in ateşkes ihlalleri ve engellemeleri de gündeme geldi.
Gelişmenin Arka Planı
Gazze'de ateşkes, yaklaşık 15 aydır devam eden ve on binlerce kişinin ölümüne yol açan savaşın ardından 19 Ocak 2025 tarihinde yürürlüğe girmişti. Üç aşamalı anlaşmanın ilk aşaması, esir takası, insani yardım koridorlarının açılması ve İsrail güçlerinin kısmi çekilmesini öngörüyor. Ancak anlaşmanın uygulanmasında taraflar arasında sürekli anlaşmazlıklar yaşanıyor. Hamas, İsrail'in ateşkes şartlarını ihlal ettiğini, yardım girişlerini engellediğini ve kuzey Gazze'ye dönüşü zorlaştırdığını ileri sürerken; İsrail ise Hamas'ın esir listelerini vermekte geciktiğini ve anlaşmayı sulandırdığını iddia ediyor.
Mısır, Katar ile birlikte ateşkes müzakerelerinde arabulucu rolü üstlenen ülkelerin başında geliyor. Mısır İstihbarat Şefi Hassan Rashad'ın son haftalarda Gazze'deki durumu yakından takip ettiği ve taraflar arasında mekik diplomasisi yürüttüğü biliniyor. Hamas heyetinin Kahire ziyareti, ateşkesin ikinci aşamasına geçilmesi konusundaki tıkanıklığı aşmak için yapılan yoğun diplomatik temasların bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Görüşmede ayrıca, Gazze'deki insani krizin boyutları ve bölgeye giren yardım tırlarının sayısının artırılması konuları da ele alındı. Birleşmiş Milletler verilerine göre, savaş nedeniyle Gazze nüfusunun büyük bölümü yerinden edilmiş durumda ve ciddi gıda, su ve tıbbi malzeme sıkıntısı çekiyor. Mısır'ın Refah Sınır Kapısı üzerinden yardım sevkiyatının hızlandırılması için baskı yaptığı belirtiliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Gazze'deki ateşkes, yalnızca Filistin-İsrail çatışması açısından değil, tüm Ortadoğu bölgesinin istikrarı açısından kritik önem taşıyor. Ateşkesin kalıcı hale gelmesi, İran destekli grupların (Hizbullah, Husiler) saldırılarının sona ermesi, Kızıldeniz'deki ticaret yollarının güvenliğinin sağlanması ve bölgedeki olası bir geniş çaplı savaşın önlenmesi açısından belirleyici olacak. ABD ve Avrupa Birliği, ateşkesin ikinci aşamasına geçilmesi için taraflara baskı yaparken, Katar'ın da aktif arabuluculuk yürüttüğü biliniyor.
Mısır'ın Gazze politikası, ulusal güvenlik kaygılarından doğrudan etkileniyor. Mısır, Gazze'den Sina Yarımadası'na olası bir göç dalgası ve militan sızmasına karşı tampon bölge oluşturma çabasında. Bu nedenle Kahire yönetimi, ateşkesin kalıcı olması ve Filistinli grupların silahsızlandırılması konusunda ısrarcı. Ayrıca Gazze'nin yeniden inşası için uluslararası fonların harekete geçirilmesi gerektiğini vurgularken, iki devletli çözümün üzerinde duruyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Gazze'deki ateşkesin sağlanmasında ve kalıcı barışın tesisinde kilit rollerden birini üstlenebilir. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Hamas ile kurduğu diyalog, Ankara'ya arabuluculuk kapasitesi veriyor. Ancak Türkiye'nin bu rolü, İsrail ile ilişkilerinin 2010'daki Mavi Marmara krizinden bu yana kırılgan olması nedeniyle sınırlı kalıyor. Yine de Türkiye, Katar ve Mısır ile koordinasyon içinde ateşkesin ikinci aşamasına geçilmesi için diplomatik girişimlerde bulunabilir. Ekonomik açıdan ise Gazze'nin yeniden inşasına Türk müteahhitlik firmalarının katılması, Türkiye'nin bölgedeki ticari nüfuzunu artırabilir. Güvenlik açısından ise Gazze'deki istikrar, Doğu Akdeniz'deki enerji güvenliği ve Türkiye'ye olası göç dalgaları üzerinde doğrudan etkili.