İran, Pazar günü Kuveyt ve Bahreyn'e misilleme saldırıları düzenlerken, ABD ile tüm müzakereleri "tamamen durdurma" tehdidinde bulundu. Kuveyt ordusu, İran yapımı insansız hava araçlarını (dron) ve iki balistik füzeyi tespit edip imha ettiğini açıkladı. Bahreyn'deki saldırılar ise ülkenin kritik altyapısını hedef aldı ve can kaybına yol açtı.
İran'ın misilleme stratejisi ve Körfez'de tırmanan gerilim
İran, son haftalarda ABD ve müttefiklerine yönelik artan tehditlerinin bir parçası olarak, Körfez İşbirliği Konseyi (GCC) üyelerine yönelik saldırılarını yoğunlaştırdı. Tahran yönetimi, saldırıların ABD'nin bölgedeki askeri varlığına ve İran'a yönelik yaptırımlara misilleme olduğunu belirtti. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü yaptığı açıklamada, "ABD ile müzakereler ancak koşullarımız karşılandığında devam edebilir. Aksi takdirde, bu müzakereler tamamen duracaktır" ifadelerini kullandı.
Kuveyt, İran'dan gelen saldırılara karşı hava savunma sistemlerini devreye soktu. Kuveyt Savunma Bakanlığı, iki balistik füzenin Patriot sistemi tarafından imha edildiğini, dronların ise elektronik harp yöntemleriyle düşürüldüğünü duyurdu. Yetkililer, saldırılarda ölen ya da yaralanan olmadığını, ancak bazı sivil yapılarda hasar meydana geldiğini bildirdi. Bahreyn'de ise saldırılar, ülkenin ana petrol rafinerisine yakın bir bölgede patlamalara neden oldu; ilk belirlemelere göre en az 3 kişi hayatını kaybetti, 12 kişi yaralandı.
Bölgesel ve küresel boyut: ABD'nin yanıtı ve uluslararası tepkiler
ABD Başkanı, saldırıları "kabul edilemez" olarak nitelendirirken, bölgedeki Amerikan güçlerine takviye yapılması talimatını verdi. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran'ın füze ve dron kapasitesine karşı Körfez ülkeleriyle koordinasyonu artırdıklarını açıkladı. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, olağanüstü toplantıya çağrılırken, Avrupa Birliği tarafları itidal ve diyaloğa davet etti.
Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, İran'ın saldırılarını kınarken, Kuveyt ve Bahreyn'e destek mesajı verdi. İran'ın hamlesi, bölgede zaten kırılgan olan güvenlik dengelerini daha da bozma riski taşıyor. Öte yandan, İran'ın nükleer müzakereleri durdurma tehdidi, uluslararası toplumda endişeyle karşılandı. Viyana'da süren müzakerelerin kilit isimlerinden ABD'nin İran Özel Temsilcisi, "Diplomasi için hâlâ bir pencere var, ancak İran'ın bu tür eylemleri o pencereyi daraltıyor" dedi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran'ın Körfez ülkelerine yönelik saldırıları, Türkiye'nin yakından takip ettiği bir gelişmedir. Türkiye, Körfez bölgesinde ekonomik ve diplomatik çıkarlara sahip olup, enerji arz güvenliği açısından istikrarlı bir Körfez kritik önem taşır. Saldırılar, bölgede tansiyonu yükseltirken, Türkiye'nin Katar ve Suudi Arabistan ile olan ilişkilerini ve enerji iş birliklerini etkileyebilir. Ayrıca, İran'ın ABD ile müzakereleri durdurma tehdidi, Türkiye'nin İran'la sınır güvenliği ve göç gibi konulardaki iş birliğini olumsuz etkileyebilir. Ankara, hem İran hem de Körfez ülkeleriyle dengeli bir politika izlemeye çalışırken, bu tür krizler Türkiye'nin arabuluculuk rolünü ön plana çıkarabilir. Ancak, doğrudan bir çatışma durumunda Türkiye'nin NATO yükümlülükleri ve bölgesel güvenlik riskleri nedeniyle dikkatli hareket etmesi gerekecektir.