İran, komşu ülkelerdeki hedeflere yönelik füze ve insansız hava aracı saldırıları başlatırken, ABD Başkanı Donald Trump İran'ın elektrik santrallerini vurabileceği tehdidinde bulundu ve ABD Donanması'nın Hürmüz Boğazı'ndaki İran denizciliğine yönelik ablukayı yeniden yürürlüğe koyduğunu duyurdu. Tahran yönetiminin bu hamlesi, ABD'nin dördüncü gece boyunca İran'a yönelik hava saldırıları düzenlemesinin hemen ardından geldi. Gerginlik, bölgesel bir savaş endişesini beraberinde getirirken, petrol piyasalarında da dalgalanmalara yol açtı.
Saldırıların ayrıntıları ve arka planı
İran Devrim Muhafızları Ordusu'na bağlı birlikler, sabah saatlerinde Irak'ın kuzeyindeki Kürdistan Bölgesi'nde bulunan ve 'terörist üsler' olarak tanımladıkları hedeflere balistik füzeler fırlattı. Ayrıca Suriye'deki İdlib bölgesinde konuşlu olduğu belirtilen bazı gruplara yönelik insansız hava aracı saldırıları düzenlendi. Tahran, bu saldırıların, geçtiğimiz hafta İran'ın nükleer tesislerine yönelik olduğu iddia edilen bir sabotaj girişimine misilleme olduğunu açıkladı. ABD ise bu iddiayı yalanladı ve İran'ın saldırılarının 'provokatif' olduğunu belirtti.
ABD Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Başkan Trump'ın talimatıyla Hürmüz Boğazı'nda yeniden başlatılan abluka kapsamında, İran bayraklı ticari gemilerin ve petrol tankerlerinin geçişine izin verilmeyeceği, aksi takdirde askeri müdahalede bulunulacağı duyuruldu. Bu karar, uluslararası deniz hukukuna aykırı olduğu gerekçesiyle bazı ülkeler tarafından eleştirilirken, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri tarafından desteklendi.
Bölgesel ve küresel boyut
Hürmüz Boğazı, dünya petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği stratejik bir su yolu. Ablukanın yeniden başlaması, küresel petrol fiyatlarında yüzde 5'in üzerinde bir artışa neden oldu. Brent petrol varil fiyatı 95 dolar seviyesine yükselirken, uzmanlar tırmanan gerilimin enerji krizini derinleştirebileceği uyarısında bulunuyor.
Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, 'İran'ın elektrik santrallerini vurmak için hedef listemiz hazır. Ülkelerini karanlıkta bırakmak için sabırsızlanıyoruz' ifadelerini kullandı. Beyaz Saray sözcüsü daha sonra bu açıklamayı yumuşatarak 'herhangi bir askeri harekatın son çare olacağını' söyledi. Ancak bu sözler, bölgede tansiyonu daha da yükseltti.
Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler, taraflara itidal çağrısında bulundu. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, 'acil bir ateşkes' önerirken, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, 'ABD'nin pervasız politikalarının Orta Doğu'yu felakete sürüklediğini' söyledi. Çin ise enerji arz güvenliğinin sağlanması için diyalog çağrısı yaptı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, hem İran hem de ABD ile ilişkilerini dengelemek zorunda olan bir ülke olarak bu krizden doğrudan etkileniyor. Hürmüz Boğazı'nın olası bir kapatılması, Türkiye'nin enerji ithalatında önemli bir aksaklık yaratabilir. Ayrıca İran sınırında yaşanan çatışmaların Türkiye'nin güneydoğusuna sıçrama riski bulunuyor. Ankara, bu süreçte diplomatik girişimlerini artırarak taraflar arasında arabuluculuk rolü üstlenmeye çalışıyor. Ancak ABD'nin Türkiye'deki İncirlik Üssü'nü kullanma olasılığı, ikili ilişkilerde yeni bir gerilim konusu olabilir. Türkiye, bölgesel istikrarın bozulmaması için acilen kapsamlı bir ateşkes sağlanması gerektiğini vurguluyor.