Irak, yıllardır süren İran nüfuzuna karşı kendi bağımsız yolunu çiziyor. Bağdat yönetimi, Tahran'ın tüm itirazlarına rağmen ABD ile güvenlik iş birliğini sürdürürken, Suudi Arabistan ve Körfez ülkeleriyle de ekonomik ve diplomatik ilişkilerini derinleştiriyor. Bu durum, İran'ın Irak üzerindeki stratejik nüfuzunun giderek azaldığını ortaya koyuyor.
Bağdat'ın Bağımsız Adımları
Irak Başbakanı Mustafa el-Kazımi, göreve geldiği günden bu yana İran'ın gölgesinden kurtulmak için somut adımlar attı. Kazımi yönetimi, İran destekli milis grupların devlet kurumları üzerindeki etkisini kırmak için reform paketleri açıkladı. Ayrıca, ABD ile stratejik diyalog kapsamında askeri iş birliği anlaşmaları imzaladı ve Irak topraklarında konuşlu ABD güçlerinin varlığını meşrulaştırmaya çalıştı.
Bu politikalar, İran'ın Irak üzerindeki geleneksel nüfuz mekanizmalarını zayıflattı. Tahran, özellikle Irak'ın ABD ile yakınlaşmasına sert tepki gösterdi ve Bağdat'a yönelik ekonomik baskıları artırdı. Ancak Kazımi, Irak'ın çıkarlarını ön planda tutarak hareket etti ve bölgesel güçler arasında denge kurmaya çalıştı.
Irak'ın Suudi Arabistan ile ilişkileri de dikkat çekici bir gelişme olarak öne çıkıyor. Riyad, Bağdat'a ekonomik yardım paketleri sunarken, ortak ticaret ve yatırım projeleri üzerinde çalışıyor. Bu yakınlaşma, İran'ın Irak üzerindeki ekonomik hegemonyasını sarsıyor ve Bağdat'a yeni seçenekler sunuyor.
Bölgesel Dengeler Değişiyor
Irak'ın İran'dan uzaklaşması, bölgesel dengeleri de etkiliyor. ABD'nin Ortadoğu'daki çekilmesiyle oluşan güç boşluğunda, İran daha agresif bir politika izlemeye başlamıştı. Ancak Irak'ın bağımsız hamleleri, Tahran'ın bu boşluğu doldurma çabalarını baltalıyor. Irak ayrıca, Yemen'deki İran destekli Husilere karşı Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyonla iş birliği yapmaktan çekinmiyor.
Bölgesel uzmanlar, Irak'ın İran'dan bağımsız bir dış politika izleme kapasitesinin sınırlı olduğunu belirtiyor. Irak ekonomisi büyük ölçüde İran'a bağımlı; elektrik ve doğalgaz ithalatı için Tahran'a muhtaç. Ancak Bağdat, Körfez ülkeleri ve ABD'den alternatif enerji kaynakları arayışına girdi. Bu girişimler, kısa vadede somut sonuç vermese de, uzun vadede Irak'ın enerji bağımlılığını azaltmayı hedefliyor.
Irak siyaseti de İran'ın nüfuz kaybının yansımalarını hissediyor. 2021 seçimlerinde İran yanlısı gruplar beklenenin altında oy alırken, bağımsız adaylar daha fazla destek topladı. Bu durum, Irak halkının da İran'ın müdahalelerinden rahatsız olduğunu gösteriyor. Ancak İran, Irak'taki silahlı milisler aracılığıyla hâlâ önemli bir güç projeksiyon kabiliyetine sahip.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Irak politikası için yeni fırsatlar sunuyor. Irak'ın İran'dan uzaklaşması, Ankara'nın bağımsız Kürt bölgesiyle ticari ve siyasi ilişkilerini derinleştirmesine olanak tanıyabilir. Aynı zamanda, Türkiye-Irak ticaret hacminin artması ve Musul-Kerkük hattında enerji iş birliğinin güçlenmesi beklenebilir. Ancak İran destekli milis gruplarının Türkiye sınırına yakın konumda bulunması, güvenlik riskini sürdürüyor. Ankara, Bağdat'ın bağımsız hamlelerini desteklemekle birlikte, PKK varlığına karşı da tedbirli olmayı sürdürecektir.