ABD Başkanı Donald Trump'ın emriyle düzenlenen son hava saldırılarında İran'ın güneydoğusunda yedi kişi hayatını kaybetti. Saldırıların hedefinde İran Devrim Muhafızları Ordusu'na bağlı unsurlar olduğu belirtilirken, buna karşılık ABD Deniz Piyadeleri Hürmüz Boğazı'nda bir tankere el koydu. Tahran yönetimi ise misilleme olarak ikinci bir kritik petrol geçiş yolunu kapatabileceği uyarısında bulundu. Bölgede tansiyon hızla yükselirken, küresel enerji piyasalarında dalgalanmalar yaşanıyor.
Gelişmelerin arka planı
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı'ndan (CENTCOM) yapılan açıklamaya göre, son operasyon kapsamında Deniz Piyadeleri'ne bağlı birlikler ve Özel Kuvvet unsurları, uluslararası sularda seyreden bir tankere müdahale etti. Tankerin İran'a yönelik yaptırımları ihlal ederek yasa dışı petrol taşıdığı iddia ediliyor. El konulan tankerin hangi ülkeye ait olduğu ve yükünün niteliği henüz netleşmedi.
Trump yönetimi, son hava saldırılarının İran'ın bölgedeki milis güçlerine ve balistik füze programına yönelik olduğunu savunurken, İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Abbas Musevi, ABD'nin bu eylemlerini 'uluslararası hukukun açık ihlali' olarak nitelendirdi ve 'mütekabiliyet esasına göre yanıt verileceğini' duyurdu.
İran ayrıca, Basra Körfezi'nden geçen ana petrol yoluna ek olarak Hürmüz Boğazı'nın doğusundaki ikinci bir stratejik geçişi de kapatabileceği sinyalini verdi. Bu hamle, küresel petrol arzının yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği bu dar su yolunun tamamen kapanması riskini gündeme getiriyor. Uzmanlar, böyle bir senaryonun petrol fiyatlarında ani ve sert yükselişlere yol açabileceğini belirtiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD-İran arasındaki bu son gerilim, 2018'de Trump'ın nükleer anlaşmadan (JCPOA) tek taraflı çekilmesi ve ardından uygulanan 'maksimum baskı' politikasının bir sonucu olarak görülüyor. İran, yaptırımların etkisini kırmak için bölgedeki ABD müttefiklerine ve enerji altyapısına yönelik asimetrik saldırılarını artırmış durumda.
Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn gibi Körfez ülkeleri, Hürmüz Boğazı'nın güvenliğinin sağlanması için ABD ile koordinasyon içinde olduklarını açıkladı. Ancak bu ülkelerin İran'a yönelik doğrudan bir askeri müdahaleye sıcak bakmadığı biliniyor. Bölgedeki enerji tesislerine yönelik tehditler, sigorta primlerinde ve navlun ücretlerinde artışa yol açarken, bazı nakliye şirketleri rotalarını değiştirmeyi değerlendiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hürmüz Boğazı'nın güvenliği, Türkiye'nin enerji arz güvenliği açısından kritik öneme sahip. Boğazdan geçen petrolün bir kısmı Türkiye'ye ulaşmakta; olası bir kapanma, akaryakıt fiyatlarında artışa ve sanayi maliyetlerinde yükselişe neden olabilir. Ayrıca, ABD-İran geriliminin bölgeye yayılması, Türkiye'nin güney sınırlarındaki istikrarı da tehdit ediyor. Ankara, hem Washington hem de Tahran'la diyalog kanallarını açık tutmaya çalışırken, enerji kaynaklarını çeşitlendirme politikasını hızlandırmalı. Kerkük-Yumurtalık petrol boru hattının kapasite artırımı ve Doğu Akdeniz'deki doğalgaz keşifleri, Türkiye'nin elini güçlendirebilecek adımlar arasında.