İran'ın 37 yıllık dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'in naaşı, Cuma günü Tahran'da büyük bir salonda halkın ziyaretine açıldı. Devlet erkanı, yabancı heyetler ve binlerce yaslı vatandaş, son yolculuğuna uğurlanmak üzere Musalla'da toplandı. Hamaney'in 4 Temmuz'daki cenaze namazının ardından Kum kentine götürülmesi ve orada toprağa verilmesi planlanıyor. Bu olay, İran'da 1979 İslam Devrimi'nden bu yana en büyük iktidar değişimini işaret ediyor.
Gelişmenin Arka Planı ve Liderlik Krizi
Ayetullah Ali Hamaney, 1989'dan beri İran'ın en üst düzey siyasi ve dini makamı olan Velayet-i Fakih'i elinde tutuyordu. Onun ölümü, İran Anayasası uyarınca 88 kişilik Uzmanlar Meclisi'nin yeni bir lider seçmesi sürecini başlattı. Gözlemciler, yerine geçecek ismin büyük ölçüde mevcut Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi olabileceğini, ancak Hamaney'in oğlu Mücteba Hamaney'in de adının geçtiğini belirtiyor. Bu geçiş süreci, İran'ın iç siyasetinde muhafazakarlar ile reformistler arasındaki dengeleri yeniden şekillendirebilir. Öte yandan, ülke nükleer müzakereler, ekonomik yaptırımlar ve bölgesel gerilimlerle boğuşurken, lider değişikliği kritik bir zamana denk geliyor.
Cenaze törenleri boyunca güvenlik önlemleri üst düzeyde tutulurken, Hamaney'in mirası tartışılmaya başlandı. Destekçileri onu 'Direniş Ekseni'nin mimarı olarak överken, muhalifler içe kapanık ve baskıcı politikalarını eleştiriyor. Özellikle 2022'deki Mahsa Amini protestolarına verdiği sert yanıt, uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Hamaney'in ölümü, Ortadoğu'da İran'ın rolünü yeniden sorgulatıyor. İran, Suriye, Lübnan, Yemen ve Irak'ta nüfuz sahibi olduğu vekil güçler aracılığıyla bölgesel bir aktör konumunda. Yeni liderin bu politikaları devam ettirip ettirmeyeceği, Suudi Arabistan, İsrail ve ABD ile ilişkileri doğrudan etkileyecek. Özellikle İsrail-İran geriliminin tırmanması muhtemel. Ayrıca, İran'ın Rusya'ya Ukrayna savaşında sağladığı insansız hava araçları ve balistik füzeler nedeniyle Batılı güçlerle ilişkileri gergin. Yeni liderin bu denklemi koruyup korumayacağı merak konusu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran'daki lider değişimi, Türkiye için hem fırsat hem de riskler barındırıyor. İki ülke, Suriye'deki askeri varlıkları ve Kürt gruplarla mücadele konusunda rekabet halinde. Hamaney sonrası dönemde İran'ın Suriye politikasında değişiklik olması, Türkiye'nin kuzey Suriye'deki operasyonlarını etkileyebilir. Ayrıca, İran'da yaşanacak bir güç boşluğu, doğu sınırlarımızda güvenlik risklerini artırabilir. Ekonomik olarak, İran'a yönelik yaptırımların devamı veya hafiflemesi, Türkiye'nin doğal gaz ve ticaret bağlantılarını etkileyebilir. Türkiye, bu geçiş sürecinde İran'la istikrarlı ilişkiler sürdürmeye çalışırken, bölgesel dengeleri de gözetmek zorunda.