İran yönetimi, 85 yaşındaki dini lider Ayetullah Ali Hamaney'in ölümü halinde 4 Temmuz'da başlayacak altı günlük bir cenaze töreni düzenlemeye hazırlanıyor. Yetkililer, bu törenin Tahran tarihindeki en büyük toplanma olacağını ve hem iç kamuoyuna hem de uluslararası topluma İran'ın istikrarını ve gücünü göstermeyi amaçladığını belirtiyor. Hamaney, 1989'dan bu yana İran'ın en güçlü figürü olarak ülkeyi yönetiyor. Cenaze programı, onun nüfuzunu ve rejimin kitlesel mobilizasyon kapasitesini sergilemek üzere tasarlanmış durumda.
Altı günlük görkemli plan
Planlanan programa göre, Hamaney'in naaşı ilk olarak doğum yeri olan Meşhed kentine götürülecek. Burada İmam Rıza Türbesi'nde halkın ziyaretine açılacak. Ardından Tahran'a getirilecek ve Devrim Rehberliği makamının eski binasında teşhir edilecek. En büyük merasim ise Tahran Üniversitesi kampüsünde düzenlenecek; burada milyonlarca kişinin katılması beklenen bir cenaze namazı kılınacak.
Yetkililer, törenlerin İran-Irak Savaşı'nda ölen general Kasım Süleymani'nin 2020'deki cenazesini bile geride bırakmasını hedefliyor. O dönemde milyonlar sokaklara dökülmüştü. Hamaney'in cenazesinin de benzer bir kitlesel katılımla rejimin meşruiyetini pekiştirmesi amaçlanıyor. Cenaze korteji Tahran'ın ana caddelerinden geçerken, Devrim Muhafızları ve Besij milisleri güvenlik önlemlerini üstlenecek.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Bu gösterişli cenaze, yalnızca iç politikaya değil, aynı zamanda İran'ın bölgesel ve küresel konumuna da mesaj içeriyor. İran, son yıllarda ABD yaptırımları, iç protestolar ve ekonomik krizle boğuşurken, yönetim Hamaney'in ardından istikrarlı bir geçiş süreci sergilemek istiyor. Cenaze, aynı zamanda İran'ın hâlâ bölgesel bir güç olduğunu, Lübnan'daki Hizbullah, Yemen'deki Husiler ve Suriye'deki rejim gibi müttefiklerine hâkimiyetini koruduğunu gösterme fırsatı olarak görülüyor.
Batılı diplomatlar, Hamaney'in ölümünün İran'da bir güç mücadelesini tetikleyebileceğini düşünüyor. Ancak rejim, cenaze töreniyle birlik ve beraberlik görüntüsü vererek bu endişelere yanıt vermeyi hedefliyor. Eğer planlandığı gibi kitlesel katılım sağlanırsa, bu İran rejiminin hâlâ geniş bir tabana sahip olduğunu gösterecek. Aksi takdirde, düşük katılım rejimin meşruiyet sorununu ortaya çıkarabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hamaney sonrası İran'da yaşanacak gelişmeler, Türkiye için yakından takip edilmelidir. İran, Suriye, Irak ve Kafkaslar'da Türkiye ile rekabet halindedir. Hamaney'in ölümü ve olası bir güç mücadelesi, İran'ın bölgesel politikalarında dönüşüme yol açabilir. Türkiye, İran'daki istikrarsızlıktan kaçınmak isterken, aynı zamanda yeni dini liderin dış politika yönelimini değerlendirmek durumundadır. Cenaze töreninin görkemi, İran'ın iç dinamikleri hakkında önemli ipuçları verecektir. Eğer rejim halk desteğini kaybetmişse, bu Türkiye'nin bölgesel çıkarları için yeni fırsatlar veya riskler doğurabilir.